Flushes türkçesi Flushes nedir
- Heyecanlanmak.
- Coşturmak.
- Yüzü kızarmak.
- Heyecanlandırmak.
- Yüzü kızartmak.
- Düzlemek.
- Sifonu çekmek.
- Kanatlanıp uçmak.
- Boşlukları doldurup sıvamak.
- Kaçırmak (kuş).
- Uçmak.
- Fışkırmak.
Flushes ingilizcede ne demek, Flushes nerede nasıl kullanılır?
Flushed : Alı al moru mor. Yüzü kızaran. Çalkalanmış. Kırmızıya dönen. Kızaran. Yıkanmış. Ankastre. Yüzü kızarmış.
Flushed the toilet : Ani su boşalması ile tuvaleti yıkama. Sifonu çekme.
Flusher : Lağımcı. Sifon. Lağım temizleme düzeni.
Flushers : Lağımcı. Lağım temizleme düzeni. Sifon.
Be flushed with : Bir şeyin verdiği heyecanla dolu olmak.
Four flusher : Atıcı. Blöfçü.
Flush drilling : Yıkamalı delme. Yıkamalı sondaj.
Flush of dawn : Sabahın ilk ışıkları.
Flush down the toilet : Yıkayarak veya sifonu çekerek bazı şeylerin su ile tuvaletten atılması.
Fourflusher : Blöf veya numara yapan kimse. (resmi olmayan) blöfçü. Uydurma iddialarda bulunan kimse. Atıcı.
İngilizce Flushes Türkçe anlamı, Flushes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flushes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Electrifies : Elektriklendirmek. Cereyan verme. Elektrik vermek. Heyecan vermek. Elektriğe dönüştürmek. Elektriklemek. Elektrik tatbik etme. Elektrikle doldurmak veya şarj etmek. Elektriklenme.
Evaporates : Buharlaştırmak. Uçup gitmek. Buharlaşmak. Buharlaşma. Yok olmak.
Exalts : Sevindirmek. Gururlandırmak. Artırmak. Güçlendirmek. Yükseltmek. Yere göğe koyamamak. Övmek. Yüceltmek. Methetmek.
Get carried away : Kendinden geçmek. Kontrolünü kaybetmek. Duygularına kapılmak. Hayretler içinde kalmak. Kendini kaybetmek. Gaza gelmek. Aşka gelmek. Kendini kaptırmak. Coşmak.
Enflames : Tutuşturmak. Tutku uyandırmak. Yakmak. Alevlenmiş. Enflame. Ateşlemek. Azdırmak. Aydınlatmak.
Rosy : Güzel. Pembemsi. Güllü. Gül renkli. Gül rengi. Ümit verici. Bir bayan ismi. Parlak. Umut verici. Pembe.
Braird : Tomurcuklanmak. Filizlenmek. Yeryüzünün üzerinde belirmek.
Colour : Coşkunluk. Dış görünüş. Yüz rengi. Çarpıtmak. Bet beniz. Ton. Boya. Ten rengi. İçyüzü. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği.
Deport : Sürmek. Borsa oyuncusunun elinde bulunmayan, ileride fiyatının düşeceğini beklediği ve vade sonunda teslim etmek üzere yüksek fiyattan sattığı taşınır değeri, vade tarihinde yeteri kadar bulamaması durumunda, üçüncü kişilerden belli bir primle geri ödemek üzere satın alması. Sürgün etmek. Sürmek (sınırdışı vb). Sınırdışı etmek. Uzaklaştırmak. Tehcir etmek. Dışlamak. Borsada deport.
Even : Düzletmek. Çift. Düzleşmek. Düzleştirmek. (sayı) çift. Düz olmak. Tesviye etmek. Bile. Eşit.
Flushes synonyms : rose cheeked, rosy cheeked, excites, comport, carrying away, ectasize, enraptures, be excited, disappear, ejaculate, burst, elating, flight, flush, excite, belches, siphon off, flatten, change color, flattens, conduct, evanishes, belch forth, evened, enthused, flusters, flew, flighted, carry away, bestirs, enflame, sleek, enflaming.
Flushes zıt anlamlı kelimeler, Flushes kelime anlamı
Unhealthy : Sağlığı bozuk. Tehlikeli. Zararlı. Hastalıklı. Sağlığa zararlı. Sağlıksız. Sıhhatsiz. Anormal.
Uncolored : Boyanmamış. Renksiz. Tarafsız. Boyasız.

Bu kısımda Flushes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flushes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flushes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flushes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.