Evaporates türkçesi Evaporates nedir

Evaporates ile ilgili cümleler

English: In hot weather, water evaporates more quickly.
Turkish: Su sıcak havada daha hızlı buharlaşır.

English: Water evaporates when it is heated.
Turkish: Su ısıtıldığında buharlaşır.

Evaporates ingilizcede ne demek, Evaporates nerede nasıl kullanılır?

Evaporate : Uçurmak. Buğulaşmak. Uçup gitmek. Buharlaştırmak. Kurutmak. Yok olmak. Buharlaşmak. Uçmak.

Evaporated : Buharlaşmış. Buharlaştırılmış. Buhar olup uçmuş. Buhar haline gelmiş. Tebahhur etmiş. Kısmen suyu alınmış. Buğulanmış.

Evaporated hopes : Kaybolup giden ümitler. Ümitlerin buharlaşması. Vazgeçilen hayaller. Ümitlerin terkedilmesi. Buharlaşan ümitler.

Evaporated milk : Sütün suyunun düşük atmosferde ve düşük ısıda buharlaştırılmasıyla elde edilen, besleyici değeri yüksek süt ürünü, evapore süt, konsantre süt, buharlaştırılmış süt. Suyu uçurulmuş süt. Koyulaştırılmış süt. Buharlaştırılmış süt. Konsantre süt. Suyu buharlaştırılmış süt. Kısmen suyu alınmış yoğun süt. Yoğunlaştırılmış süt. Buharlaşma yoluyla bir miktar suyu alınarak koyulaştırılan süt.

Evaporating : Uçucu. Buharlaşma. Buharlaştırcı.

Evaporation heat : Bir sıvıyı buhar haline dönüştürmek için harcanması gerekli olan ısı miktarı. Buharlaşma ısısı. Suyun buharlaşırken çevresinden almış olduğu ısı. belirli bir miktardaki suyun buharlaşması için gerekli olan ısı.

 

Evaporation pool : Atmometre. Suyun buharlaşma derecesini ölçmek için bir alet olarak kullanılan her türlü sıvı. Buharlaşma havuzu.

Evaporators : Siyah likör buharlaştırıcıları. Buharlaştırıcı aygıt. Evaporatörler. Buharlaştırma kazanları.

Evaporation : Katı veya sıvı maddelerin yapısında bulunan su veya herhangi bir bileşenin ısı değişikliği nedeniyle gaz haline geçmesi. Buğulanma. Bir sıvıyı gaz evreye geçirme işlemi. Biyoloji, coğrafya, kimya, madencilik, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toprak yüzeyindeki suyun buharlaşması ve toprak üzerinde yetişen bitkilerin terlemesi (transpirasyon) ile su kaybı. evaporasyon, evatransporasyon. Tebahhur. Buharlaştırma. Sıcaklığın etkisiyle suyun sıvı durumdan buğu durumuna geçmesi. Buhar. Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz haline dönüşmesi, evaporasyon.

Evaporator : Hava kanalı. Buharlaştırıcı aygıt. Buharlaştırma aygıtı. Buharlaştırcı. Evaporetör. Buharlaştırıcı. Evaporatör. Buğulaştırıcı. Evaparatör.

İngilizce Evaporates Türkçe anlamı, Evaporates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evaporates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flighted : Uçakla seyahat. Böcek sürüsü. Akış. Yağmur (kurşun, ok vb). Kuş sürüsü. Kaçma. Uçuş. Sürü. Basamak.

Clear away : Temizlemek. Kaldırmak. Toplamak. Açmak. Sofrayı kaldırmak. Kaybolmak. Kaldırıp götürmek. Toparlamak. Dağılmak.

 

Volatilise : Gazlaştırmak. Volkanik. Buhar olmak. Uçucu hale getirmek. Değişken hale getirmek (volatilize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) uçuculaştırmak.

Fly off : Kopmak. Aceleyle gitmek. Kopmak (düğme). Ayrılmak. Aniden kopmak. Acele ile gitmek. Acele etmek. Fırlamak. Aceleyle çıkmak.

Go up in smoke : Duman gibi kayboldu. Ortadan kayboldu. (tüm varı yoğu) yok olmak. Suya düşmek. Tamamıyla yanmak. Havaya uçmak. Havaya gitmek. Yanıp kül oldu.

Blow : Çiçeklenmek. Su fışkırtmak (balina). Sigorta atmak (elektrik). Üflemek. Kahretmek. Hava vermek. Darbe. Esmek. Çarçur etmek (argo terim).

Flying away : Kaçmak.

Be destroyed : Mahvolmak. Mahvedilmek. Yok edilmek. Yıktırılmak. Bozulmak. Tahribata uğramak. Ortadan kalkmak. Tahrip görmek. Harap olmak. Telef olmak.

Evanish : Kaybolup gitmek. Sıfıra eşitlemek. Zail olmak. Kaybolmak. Dilbilim. Gözden kaybolmak. Diftongun daha zayıf telaffuz olunan ikinci kısmı. Tarihe karışmak.

Dissipate : Dağıtmak. Gidermek. Har vurup harman savurmak. Yaymak. Yok etmek. Boşa harcamak. Dağılmak. Çarçur etmek. Aptalca harcamak.

Evaporates synonyms : change integrity, evaporations, flighting, evaporation, leak away, flight, dieing, volatility, evanesce, nebulizing, volatilized, volatilisation, evatransporation, be in the wind, disappears, fade, boil away, vaporising, evanishes, volatilize, flitting, evanesced, flits, disappeared, dissipates, vapoured, vapour, vaporisation, fly by, dissolves, nebulise, weaken, melt away.

Evaporates zıt anlamlı kelimeler, Evaporates kelime anlamı

Strengthen : Berkitmek. Güçlenmek. Yükseltmek. Takviye etmek. Kuvvetlendirmek. Yaşam bulmak. Kuvvet vermek. Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak. Pekitmek.

Solid : Masif. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Dolma. Deliksiz. Metanet. Katı cisim. İçinde boşluk olmayan. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Ağırlığa dayanıklı. Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.).

Liquid : Saydam. Akıcı. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Islak. Berrak. Sıvı madde. Likit. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Akışkan. Mayi, sıvı.