Continental ice türkçesi Continental ice nedir

  • Örtü buzulu.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Antartika, grönland gibi eksenucu bölgelerinde görülen, çok geniş yüzeyleri kaplayan buzul türü.

Continental ice ingilizcede ne demek, Continental ice nerede nasıl kullanılır?

Continental : Kıta. Kontinental. Kıtasal. Avrupaya ait. Avrupa'ya ait. Avrupa ile ilgili. Avrupai. Karasal. Avrupa kıtasındaki ülkelere özgü. Avrupalı.

Ice : Pırlanta. Buza koymak. Buzlanmak. Değerli taş. Dondurmak. Buzda soğutmak. Pasta kaplama şekerlemesi. Dondurma. Buzla kaplamak. Donmak.

Continental borderland : Kara suları. Denizin alçak suları sınırının altında, düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı. Kıtasal sınır-karası.

Continental breakfast : Kıtasal kahvaltı. Mısır gevreği ve meyve suyu içeren kahvaltı. Kahve. Tost vs'den oluşan hafif kahvaltı. Continental kahvaltı. Kontinental kahvaltı. Küçük ekmek. Kıtaya özgü kahvaltı.

Continental climate : (meteoroloji) çok sıcak yazları ve çok soğuk kışları olan oldukça kuru iklim (asya'nın ve kuzey amerika'nın orta bölgelerine özgü olan). Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun, daha sert, daha az yağışlı ana türü. bk. denizsel iklim. Karasal iklim. Kara iklimi.

Continental divide : Kıta bölüm çizgisi.

 

İngilizce Continental ice Türkçe anlamı, Continental ice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Continental ice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Afforestation : Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma.

 

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Continental ice synonyms : altimetric profile, agricultural specialisation, adventife cone, abrasion platform, agricultural production, agrarian geography.