Cooley türkçesi Cooley nedir

  • Bir soyadı.

Cooley ingilizcede ne demek, Cooley nerede nasıl kullanılır?

Cooley funds : Artık gıda maddeleri yardımı çerçevesinde abd’nin, sattığı tarım ürünleri karşılığında elde ettiği ulusal paralarla, o ülkelerdeki elçilik giderlerini karşılamak ve abd şirketlerine kredi vermek amacıyla senatör cooley’in önerisiyle oluşturduğu fon. Artık gıda maddeleri fonu.

Cooley prescott model : Cooley-prescott modeli.

Cooled : Dondurulmuş. Soğutulmuş veya soğumuş. Soğutulmuş.

Cooled anode valve : Soğutulmuş anotlu lamba.

Cooled down : Soğumuş.

Air cooled tube : Hava soğutmalı elektron tüpü.

Air cooled engine : Tenek soğutmalı motor. Hava soğutmalı motor. Hava soğutmalı makine.

Coolest : Soğuk. Soğukkanlı. Klas. Abartısız. Küstah. Uygun. Tamı tamına. Harika. Serin.

Advanced gas cooled reactor : Gelişmiş gazla soğutulan reaktör. Geliştirilmiş gaz soğutmalı reaktör.

Cooler : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Buz kutusu. Serinletici. Soğutucu. Daha serin. Donuk. Soğuk içecek. Soğutma işlevi, yapan özdek. soğutma işlevi yapan aygıt. Kodes. Portatif soğutucu.

İngilizce Cooley Türkçe anlamı, Cooley eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cooley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Express : Ekspres. Açık etmek. Süratli. Özel. İfade etmek. Ekspresle göndermek (mektup). Açık. Kesin. Sarih. Düşüncelerini belirtmek.

Show : Gösteri. Gösterim. Kanıtlamak. Kendini göstermek. Olanak. Açıklamak delalet etmek. Fırsat. Gösterilmek. İzleyicileri eğlendirmek amacını güden, hafif müzik, dans, kısa oyun, yarışma gibi çeşitli gösterilerden oluşan izlence. Eğlence izlencesi.

Abaya : Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise. Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf. 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl. Çarşaf.

Breathe : Soluk alıp vermek. Hohlamak. Esmek. Soluk almak. Nefes alıp vermek. Yaşamak. Solumak. İfade etmek. Nefes almak. Fısıldamak.

Suggest : Göstermek. Akla getirmek. Ortaya atmak. İzlenimini uyandırmak. İşaret etmek. Meydana atmak. Önermek. Teklif etmek. Aşılamak.

Leave : Terk etmek. Veda. Terketmek. Bırakmak. Müsaade. Ayrılmak. Sorumluluğuna bırakmak. Bakımına bırakmak. Vazgeçmek. Çıkmak.

Ade : George ade (1866-1944). Amerikan mizahçı ve oyun yazarı.

Abegg : Richard abegg (1869-1910). Prusyalı kimyager.

Abravanel : Bir erkek adı (ibranice). İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri. Abarbanel.

Cooley synonyms : give thanks, abou hatzira, firing, fusillade, adalbert, addison, flash, abdel, say, abu, abramovitch, abargil, give, abidal, mean, abernathy, abbott, impart, burst, abderhalden, adamson, fire, salvo, hint, evince, intend, pass on, look, thank.

Cooley zıt anlamlı kelimeler, Cooley kelime anlamı

Hot : Heyecanlı. Rahatsız edici. Çalıntı. Biberli. Taze. Yeni. Acılı. Radyoaktif. Kızgın. Ateşli.

 

Warm : Taze. Samimi. Sıcak. Isınmak. Ilık. Kızdırmak. Isınma. Heyecanlandırmak. Kızmak. Heyecanlı.

Heat : Hareketlendirmek. Sıcaklık. Kızmak. Kızışmak. Kızdırmak. Daralmak. Kızgınlık. Isıtmak. Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan. Bir dizge ile çevresi arasında iş yapmayla ilgisi olmayan ve moleküllerin düzensiz devinimleri sonucu oluşan, bir erke aktarımı türü.