Suggest türkçesi Suggest nedir

  • Ortaya atmak.
  • Göstermek.
  • Belirli bir izlenim bırakmak.
  • Öne sürmek.
  • Fikir vermek.
  • İddia etmek.
  • Önermek.
  • Aşılamak.
  • Sezdirmek.
  • Akla getirmek.
  • Meydana atmak.
  • İma etmek.
  • Belirtmek.
  • Telkin etmek.
  • Tavsiye etmek.
  • Teklif etmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • İleri sürmek.
  • Hissini vermek.
  • İzlenimini uyandırmak.
  • İşaret etmek.

Suggest ile ilgili cümleler

English: Can you suggest another solution?
Turkish: Başka bir çözüm önerebilir misin?

English: Ali doesn't think there is any advantage of doing it the way you suggest we do it.
Turkish: Ali onu yapmamızı önerdiğin şekilde onu yapmanın bir avantajı olduğunu düşünmüyor.

English: Can you suggest something that may be more useful?
Turkish: Daha faydalı olabilecek bir şey önerebilir misin?

English: Can you suggest anyone for the job?
Turkish: İş için birini önerebilir misin?

English: Can any of you suggest another solution?
Turkish: Sizden biri başka bir çözüm önerebilir mi?

Suggest ingilizcede ne demek, Suggest nerede nasıl kullanılır?

Always suggest : Her zaman öner.

Suggested : Teklif etmek. Sezdirmek. Telkin etmek. İma etmek. Akla getirmek. Tavsiye etmek. İzlenimini uyandırmak. Öne sürmek. Fikir vermek. Önermek.

Suggestibility : Önerilebilirlik. Telkine açıklık. Etki altına alınabilirlik. Sujestibilite.

 

Suggestible : Kolay etkilenen. Etkilenebilir. Teklif edilebilir. Etki altında kalan. Önerilebilir. Etki altında kalabilir.

Suggesting : İma etmek. Teklif etmek. İzlenimini uyandırmak. Sezdirmek. Telkin etmek. Aşılamak. Fikir vermek. Tavsiye etmek. Öne sürmek. Önermek.

Suggesting for : Yerine önerilen.

Suggests : Önermek. İzlenimini uyandırmak. Tavsiye etmek. Teklif etmek. Fikir vermek. Sezdirmek. Telkin etmek. Akla getirmek. Öne sürmek. Aşılamak.

Act on a suggestion : Yapılan teklife göre davranmak.

Suggestively : İmalı biçimde. Manalı şekilde.

Suggestive : Açık saçık şeyleri ima eden. Müstehcen. Telkin edici. Ayıp şeyler öneren. Davetkar. Fikir verici. Açık saçık. Akıl çelen. Hatırlatıcı. Önerisel.

İngilizce Suggest Türkçe anlamı, Suggest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suggest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enounces : İfade etmek. Söylemek. Bildirmek. Açıkça belirtmek. Resmen ilan etmek. Beyan etmek.

Hold out : Vermek. Tanıtmak. Yeterli olmak. Vaat etmek. Ayak diremek. Boyun eğmemek. Uzatmak. Tutunmak. Ümit vermek.

Bode : -e delalet etmek. Kötüye işaret olmak. İowa eyaletinde şehir. İşareti olmak. -e işaret etmek. Beklemek. Belirtisi olmak. Alamet olmak.

Connoted : Demeye gelmek. Demek istemek. İfade etmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Delalet etmek. Anlamına gelmek.

Adumbrating : Kinayeli kinayeli konuşmak. Hissettirmek. Anıştırmak. Dokundurmak. Taslağını çizmek.

Chart : Taslağını çıkarmak. Grafik. Kayda geçirmek. Karmaşık sayısal çizelgeleri kolayca kavranır biçimde sunmaya yarayan çizimsel anlatım. Haritasını yapmak. Çizelge. Plan yapmak. Planını çizmek. Grafiğini çıkarmak.

 

Imbues : Boyamak. Kafasına sokmak. Emdirmek. Dolduruşa getirmek. Doldurmak.

Implicates : İçine almak. Sokmak. Kapsamak. İlişiği olduğunu göstermek (suç vb). Bulaştırmak. Karıştırmak (birini olumsuz bir şeye). Töhmet altında bırakmak. Karıştırmak.

Offer : Öneri. Takdim. İcap. Gerek. Açmak (savaş). Teklif vermek. Vermek. Bildirmek.

Be redolent of : Hatırlatmak.

Suggest synonyms : asserting, absolute device, exert, beckoned, call to mind, propose, inculcated, offers, proffered, commanded, preached, advise, betoken, argue for something, affirm, infix, abort, make a motion, state, give somebody to understand, affirming, betokens, hint, advocate, get at, bring back, define, fertilise, hint at, exhorted, argued, brought out, enounce.

Suggest zıt anlamlı kelimeler, Suggest kelime anlamı

Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Suggest ingilizce tanımı, definition of Suggest

Suggest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To tempt. To cause to be thought of, usually by the agency of other objects. To make suggestions. To introduce indirectly to the thoughts.