Coordinators türkçesi Coordinators nedir
- Sıralayıcı.
- Eşgüdümleyici.
- Yürütücü.
- Koordinatör.
- Düzenleyici.
- Eşgüdümcü.
- Kordinatör.
Coordinators ingilizcede ne demek, Coordinators nerede nasıl kullanılır?
Coordinator : Koordinatör. Yürütücü. Kordinatör. Bağlaç. Bağlayan. Sıralayıcı. Düzenleyici. Eşgüdümleyici. Eşgüdümcü.
Coordinatograph : Koordinatograf.
Coordinate : Konsayı. Alıştırmak. Kon. Bir dizgenin durum, konum ya da etkileşimini, koşulların nicel değerlerine göre belirleyebilmek için kurulan matematiksel düzenleme. Düzeltmek. Uyum sağlamak. Düzenlemek. İşbirliği yapmak. Ayarlamak. Etkinliği artırmak için birlikte çalışmak.
Coordinate addressing : Koordinat adresleme.
Coordinate axis : Koordinat ekseni. Konaç ekseni.
Coordinate indexing : Bağlantılı dizinleme. Bilgi ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla, aranan bilgiyi verebilecek bütün belgelerin, raporların vb. sayfalarını belirlemek için yapılan dizinleme, bk. iç dizin, dış dizin.
Coordinate geometry : Ices'in alt sistemleri. İnşaat mühendisliği sorunlarını çözmek üzere kullanılan bir bilgisayar sistemi. Cogo (bilgisayar). Koordinat geometrisi.
Coordinate covalent bond : Koordine kovalent bağ. Ortaklaşık bağ. Atomlardan birinin kendi elektronlarını değil de, diğer atomun iki elektronunu ortaklaşa kullandığı kovalent bağ. Ortaklık bağ.
Coordinate classification : Bağlantılı sınıflama. Konuların sıralanmasında genel konuların ve bunlarla ilişkili olan alt konuların, birbirine olan bağlantısı içinde ele alınması ve sınıflanması.
Coordinate clause : Bağlaçlı yan cümle. Sıralı tümce.
İngilizce Coordinators Türkçe anlamı, Coordinators eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coordinators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sequencer : Daha sonra banttan çalmak için mıdı data olarak depolayan ve kaydeden sistem. Ardıştırıcı. Olay sıralayıcı. Bir sırayı kontrol eden ve düzenleyen cihaz. Proteinlerdeki amino asitlerin dizesine karar vermek için kullanılan enstrüman. Ardışımlayıcı. Ardıştirici. Dizici.
Centralizers : Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey. Merkezleyici. Organizatör.
Designators : İşaretleyici. Belirtici.
Organizer : İdareci. Düzenleyen kimse. Örgütçü. Ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes. Kurucu. Örgütleyici. Organizatör. Meydana getirdiği uyartı ile embriyonun diğer bölgelerinin belirli yönlerde gelişmesini sağlayan embriyonun bir bölgesi.
Centralizer : Merkezleyici. Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey. Organizatör.
Organiser : Planlayıcı. Organizatör. Düzenleyen kimse. Sendikaya katılmaları için işçileri kaydeden kimse. (embriyoloji) başka bir bölümün gelişmesini ve ayrımlaşmasını uyaran embriyo bölümü (ayrıca organizer). İdareci. Eşya saklamak için bölmeleri olan kap. Örgütleyici. Örgütçü.
Sequencers : Daha sonra banttan çalmak için mıdı data olarak depolayan ve kaydeden sistem. Bir sırayı kontrol eden ve düzenleyen cihaz. Proteinlerdeki amino asitlerin dizesine karar vermek için kullanılan enstrüman. Dizici. Olay sıralayıcı. Ardıştırıcı. Ardıştirici. Dizileştirici. Ardışımlayıcı.
Amender : Değiştiren kimse. Geliştiren kimse. Onarıcı.
Collator : Karşılaştıran kimse. Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse. Dizici.
Propulsive : Tahrik veya itici güce sahip olan. Tahrik edici. Sevk. Çalıştırıcı. İtici.
Coordinators synonyms : distributor, collators, coordinator, executive, coordinating, compensators, arranger, arrangers, amenders, propellent, designator, sorters, compensator, propelling, assistant stage manager, sorter.

Bu kısımda Coordinators kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coordinators ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coordinators anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coordinators ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.