Coring türkçesi Coring nedir

  • Karot alma.
  • Çekirdeğini çıkarma (meyve vb).
  • Göbeğini almak.
  • İçini çıkarmak.
  • Maçalama.
  • Katlaşma.

Coring ingilizcede ne demek, Coring nerede nasıl kullanılır?

Condition scoring : Kondisyon skoru. Bel bölgesi üzerinde ve sırt bölgesi boyunca hissedilen, koyunun vücudunu kaplayan yağ miktarının tahmini.

Encoring : Tekrar sahneye çağrılma. Bir şarkının tekrar edilmesini isteme.

Fisher scoring algorithm : Fisher puanlama algoritması.

Outscoring : Büyük fark atmak. Daha çok puan kazanmak. Fark atmak. Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak.

Pre scoring : Önceden müziklendirme. Bir filmin çevrilmesine geçmeden önce, daha sonra bu filme eşlenecek olan müziği saptama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Succoring : Yardıma koşmak. İmdada yetişmek. Yardımına koşmak. İmdat etmek. Yardıma gelmek. İmdat. Yardım. Yardımına gelmek. Yardım etmek. İmdadına yetişmek.

Corinthian : Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Korint biçemiyle ilgili. Korint tarzı. Pleyboy. Safa pezevengi. Sosyete erkeği. Zampara. Çapkın. Güney yunanistan'daki antik korint kenti ve onunla ilgili olan. Korint.

Underscoring : Vurgulama. Altına çizgi çizmek. Fon müziği. Vurgulamak. Altını çizme.

Corinthians : Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Korint. Çapkın. Güney yunanistan'daki antik korint kenti ve onunla ilgili olan. Yeni ahit kitaplarından biri. Pleyboy. Safa pezevengi. Zampara. Korint biçemiyle ilgili. Sosyete erkeği.

 

Corinth : Maine eyaletinde yerleşim yeri. Yunanistan'da bir şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Korint. Kentucky eyaletinde şehir. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Bir kanal ve bir kıstağın adı. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Mississippi eyaletinde şehir.

İngilizce Coring Türkçe anlamı, Coring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Period : Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Çekit. Devirsel bir olayda, bağımsız değişkenin; aynı belirtilerin yeniden olması için gerekli en ufak aralığı. not: ışınım olayında bağımsız değişken zaman'dır. Adet. Süre. Dönüm (astronomi terimi). Periyot. Regl. Ders. Özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre.

Gutting : Temizleme (balık). Özetini çıkarmak. İçini tahrip etmek. Temizlemek.

Return : Hasılat. Oyunda olayın düzgün ilerleyişini ve zamanın sırasını bozarak geçmiş bir olaya dönme, oyunun bir yerine geçmişte oluşmuş bir sahne katma. Dönüş. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Dönmek. Topun kurallara uygun olarak karşı alana aktarılması. Geri götürmek. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların parasal değerleri. krş. gelir. Geri çevirmek. Yanıtlamak.

Take : Çevirmek. Yakalamak. Almak. Çekim. Yazmak. Kabul edilmek. Kavramak. Etkili olmak. Ele almak. Çevirim eylemi.

 

Conduct : Davranış. Gidiş. İdare etmek. İletmek. Yönetmek. Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum. Sevk ve idare etmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Yol göstermek. Davranım.

Gut : Bağırsak. Bağırsaklarını çıkarmak. (daire vs) içini yakmak veya tahrip etmek. Geçit. Kiriş. Boğaz. Temizlemek. İçini tahrip etmek. Şerit.

Daylight : Gün ışığı. Gündüz. Aydınlık. Aralık. Boşluk. Seher. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tan. Gösterme. Gündüz ışığı.

Bring back : Eski konumuna geri gelmek. Akla getirmek. Geri dönmek. Geriye dönmek. Yaşama döndürmek. Hayata döndürmek. Geri götürmek. Hatırlatmak. Eski konumuna geri dönmek. Geri gelmek.

Core : İç. Koçan. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşelek. Havuç. Göbek.

Transmit : Yaymak. Nakletmek. Aktarmak. İletmek. Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak. Geçirmek. Ulaştırmak. Yayınlamak. Göndermek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Coring synonyms : period of time, early morning hour, time period, come, morning time, convey, morn, ferry, embowel, get, embowelled, take back, empties, carry, channel, impart, transport, emptied, come up, transit, land, whisk, emboweled, emboweling, tube, fetch, day, forenoon, empty, daytime.

Coring zıt anlamlı kelimeler, Coring kelime anlamı

Night : Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Gece. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Karanlık. Tün. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akşam. Cehalet.

Go : Gitmek. Ölmek. Geçmek. Tükenmek. Başlamak. Erişmek. Yayılmak. Deneme. Koyulmak. Kaybolmak.