Coup türkçesi Coup nedir
- Askeri darbe.
- Uğurlu bir hareket.
- Başarılı bir iş.
- Başarılı vuruş.
- Başarılı hareket.
- Hükümet darbesi.
- Darbe.
- Vuruş.
- Zekice davranış.
Coup ile ilgili cümleler
English: The coup attempt was foiled at the last moment.
Turkish: Darbe girişimi son anda engellendi.
English: "Have you ever been to New York?" "Yes, I've been there a couple of times."
Turkish: "Sen hiç New York'a gittin mi?" "Evet birkaç kez orada bulundum."
English: A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Turkish: Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.
English: The Turkish coup d'état occurred on September 12, 1980.
Turkish: Türk darbesi 12 Eylül 1980'de meydana geldi.
English: A couple of flights were delayed on account of the earthquake.
Turkish: Deprem dolayısıyla bazı uçuşlar ertelendi.
Coup ingilizcede ne demek, Coup nerede nasıl kullanılır?
Coup de grace : Öldürücü darbe. Ölüm acısına son veren darbe. Son darbe.
Coup de main : Ani hücum. Darbe. Ani saldırı. Sürpriz saldırı.
Coup de theatre : Piyeste ani değişiklik.
Military coup : Askeri ihtilal. Askeri darbe.
Coupe : Kesme. Kupa. Yarım kompartıman. Kupe. Kup. İki kapılı spor araba. İki kişilik araba. Spor araba. Tavanı arkaya doğru alçalan ve arkada koltuk alanı sınırlı olan araba.
Couple together : Biraraya getirmek.
Couple of : Çift.
Couple skating : Çiftli buz pateni.
Couple with : Çiftleştirmek.
Coupe disengagement : Sıyırma ile birlikte uygulanan bir kesme türü. Kesme-sıyırma.
İngilizce Coup Türkçe anlamı, Coup eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dunt : Vurma ile verilen zarar. Yumruk. Darbe ile oluşan yaralanma. Vurma.
Takeover : Hukuki açıdan bir firmanın başka bir firmanın varlıklarının yarısından fazlasını satın alması. krş. beyaz şövalye, kara şövalye. Ele geçirme. Devralma. Çağrı yoluyla hisse senedi toplanması. Yönetimi alma. Kontrolü ele almak. Devir.
Success : Sükse. Başarma. Başarı. Muvaffakiyet. Başarılı olan kimse. Başarılı kimse. Başarılmış iş. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Başarım. Sonuç.
Usurpation : Yağma. Gasp. Haksız iktisap. Sebepsiz iktisap. Zorla alma. Gasp etme. Başkasına ait bir mülkün haksız yollarla alınması. El koyma.
Clout : Prestij. Paçavra. Vurmak. Torpil. Nüfuz. Etki. Yumruk. Patlatmak. İndirmek (argo terim).
Blow : Çiçeklenmek. Sigorta atmak (elektrik). Yelpazelemek. Soluk soluğa kalmak. Patlamak. Kaçmak. Fışkırmak. Kaçırmak (fırsat). Çiçek açmak.
Crushers : Öğütücü. Sıkma makinesi.
Beat : Vurma sesi. Volta vurmak. Çırpmak. Yuvasından çıkarmak (av). Çarpma. Çalmak (davul). Pataklamak. Vurmak. Alt etmek (argo terim).
Putsch : Ayaklanma. Komplo. Kıyam.
Coup synonyms : coup d'etat, group action, countercoup, coups, beatings, bopping, biffs, battings, batting, bopped, brunts, biffing, beating, bop, bumping, brunt, hack, battery, crusher, clouted, usurpations, clouting, bops, biff, batteries, military coup, biffed.
Coup ingilizce tanımı, definition of Coup
Coup kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A term used in various ways to convey the idea of promptness and force. An unexpected device or stratagem. A single roll of the wheel at roulette, or a deal at rouge et noir. A sudden stroke. To make a coup.

Bu kısımda Coup kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coup ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coup anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coup ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.