Crawfish türkçesi Crawfish nedir

Crawfish ile ilgili cümleler

English: I love crawfish.
Turkish: Kereviti severim.

Crawfish ingilizcede ne demek, Crawfish nerede nasıl kullanılır?

Crawfishes : Böcek. Karavide. Dikenli ıstakoz. Kerevit. Kerevides. İstakozdan küçük böcek.

Crawford : Kolorado eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı.

Joan crawford : Joan crawford (1908-1977, lucille fay le sueur) amerikalı oyuncu ve iş kadını. Akademi ödülü sahibi.

Craw : Kanatlılarda yemek borusunun genişleyerek meydana getirdiği, yemlerin bekletilerek yumuşadığı ve sindirim için önemli bir depo organı, ingluvyes. Mide (hayvan). Kansa. Gaklamak. Kursak. Hayvan midesi.

Crawdad : Karavide. Böcek. Kerevit. Kerevides. Istakoza çok benzeyen tatlısu hayvan türü (ancak çok daha küçük).

Crawl in : Hızla giyinmek. Uyumaya gitmek. Uyumak üzere uzanmak. Sürünerek girmek. Yatmaya gitmek. Yatağa yatmak.

Crawled : Emeklemek. Yağ yapmak. Böcek istila etmek. Karıncalanmak. Dolu olmak. Krol yüzmek. (böcekle) dolu olmak. Sürünmek. Kaynıyor olmak. Yağ çekmek.

Crawdads : Karavide. Kerevit. Istakoza çok benzeyen tatlısu hayvan türü (ancak çok daha küçük). Kerevides. Böcek.

 

Crawl out : Sürünerek çıkmak.

Crawl stroke : Kulaçlama yüzme şekli. Serbest yüzme. Kulaçlama yüzüş. Kravl. Temel yüzme hareketi.

İngilizce Crawfish Türkçe anlamı, Crawfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crawfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crawdad : Istakoza çok benzeyen tatlısu hayvan türü (ancak çok daha küçük).

Palinurus : Güneşin doğru hareketini bulmaya yarayan araç ve bir çeşit pusula. Eklembacaklılardan ıstakoz ailesi.

Spiny lobster : Langust. Kabuklular (crustacea) sınıfının, on ayaklılar (decapoda) takımından, 30-40 cm kadar uzunlukta, ikinci duyargaları vücut boyundan daha uzun, karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplı, yenen bir eklem bacaklı cinsi. böcek.

Crayfish : Onayaklılar takımından olup, çeşitli solucanlara arakonakçılık eden ve ağır akıntılı ırmaklarda yaşayan kabuklu. Tatlı su ıstakozu.

Bugging device : Casus dinleme cihazı.

Beasties : Küçük yaratık. Küçük canlı. (gayriresmi) küçük hayvan. Küçük böcek.

Beetle : Çakmak. Tokmaklamak. Sarkmak. Tokaç. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Çıkıntı yapmak. Tokmak. Kakmak. Dövmek.

Crayfishes : Tatlısu istakozu. Tatlısuıstakozu.

Bug : Başının etini yemek. Tutku. Gizli dinleme aygıtı yerleştirmek. Hata ya da güçlük. Meraklısı. Aptalca ya da geçici heves. Çeşitli yarımkanatlılar türüne, özellikle yatak tahtakurularına ad olan bileşik sözcük. a. bk. yatak tahtakurusu, su tahtakuruları, toprak tahtakuruları. İlgi. Merak. Mikrop.

 

Crawfish synonyms : langouste, ecrevisse, sea crawfish, genus palinurus, old world crayfish, rock lobster, american crayfish, crawfishes, crawlers, crawdads, bugs, crayfishs, beastie, lobster, beetles, shellfish, freshwater crayfish, crawler, beetled.

Crawfish zıt anlamlı kelimeler, Crawfish kelime anlamı

Advance : Yükseltmek. Artmak. İleri sürmek. İlerletmek. İlerlemek. İleri almak. Öndeleme. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. İleri gitmek. Terfi.

Crawfish ingilizce tanımı, definition of Crawfish

Crawfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any crustacean of the family Astacidæ, resembling the lobster, but smaller, and found in fresh waters. Crawfishes are esteemed very delicate food both in Europe and America. The North American species are numerous and mostly belong to the genus Cambarus. The blind crawfish of the Mammoth Cave is Cambarus pellucidus. The common European species is Astacus fluviatilis.