Creasing türkçesi Creasing nedir
- Buruşan.
- Katlanmaya yatkın olan.
- Buruşma.
- Kırışmaya yatkın olan.
Creasing ile ilgili cümleler
English: Ali was increasingly isolated of his circle of friends.
Turkish: Ali arkadaş çevresinden gitgide soyutlanmıştı.
English: Alcohol consumption is increasing every year.
Turkish: Alkol tüketimi her yıl artıyor.
English: Ali became increasingly agitated.
Turkish: Ali giderek ajite oldu.
English: According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Turkish: Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.
English: A recent survey shows that the number of smokers is decreasing.
Turkish: Son zamanlarda yapılan bir araştırma sigara içenlerin sayısının azaldığını göstermektedir.
Creasing ingilizcede ne demek, Creasing nerede nasıl kullanılır?
Decreasing : Küçülen. Azalan. Azalış. Mütenakıs. Azaltan. Eksilen. Düşen. Alçalan.
Decreasing cost : Azalan maliyetler. Düşen maliyet. Azalan maliyet.
Decreasing costs : Üretim hacmi genişledikçe birim başına maliyetlerin düşmesi. Azalan maliyetler. Azalan maliyet.
Decreasing depreciation : Azalan amortisman.
Decreasing function : Azalan fonksiyon. Azalan işlev.
Increasing : Artırıcı. Artış. Giderek artan. Yükseltme. Artan. Çoğalan. Artağan. Artırma.
Increasing marginal physical productivity : Diğer üretim faktörlerinin miktarı sabitken, bir üretim faktörünün miktarı arttığında o faktörün marjinal verimliliğinin de artması. Artan marjinal verimlilik.
Increasing cost industry : Artan maliyet endüstrileri. Artan maliyetli endüstriler. Endüstriye yeni firmaların girişiyle girdi fiyatlarının artmasına bağlı olarak ortalama maliyetleri artan endüstriler. krş. azalan maliyetli endüstriler, sabit maliyetli endüstriler, eksi dışsal ölçek ekonomileri.
Decreasingly : Gittikçe azalarak. Azalarak.
Decreasing returns to scale : Tüm üretim faktörleri aynı oranda artarken üretim miktarının üretim faktörlerinin artış oranından daha az arttığı, diğer bir deyişle üretim miktarı artarken uzun dönem ortalama maliyetin arttığı durum. krş. eksi içsel ölçek ekonomileri, ölçeğe göre artan getiri. Ölçeğe göre azalan getiri.
İngilizce Creasing Türkçe anlamı, Creasing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Creasing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Speed reading : Hızlı okuma tekniği. Hızlı okuma.
Language : Dil. Konuşulur. Lisan. Edebiyat. Mesleki dil. Dili.
Progressive : Yenilikçi. Terakkiperver. Bir yaşından büyük şarole ırkı sığırlarda vücut kaslarında eş güdüm bozukluğu, baş bölgesinde titreme, saldırgan davranışlar ve ayağa kalkamamayla belirgin kronik seyirli kalıtsal hastalık, şarole sığırlarında ilerleyici ataksi, progresif ataksi. Aşama yapan. İlerleyen. İlerleyici (hastalık). İleri giden. İyiye giden. Kademeli. Devamlılık belirten.
Studying : Saygılı olmak. Araştırmak. Çalışmak. Eğitimini görmek. Çalışma. Öğrenmek. Okumak. Çabalamak. İncelemek. Gayret etmek.
Acceleratory : Hızlanabilen. Hızlandırıcı.
Browse : Gözden geçirmek (kitap). Öylesine bakmak. Yaprak yemek. Gözle taramak. Kitap karıştırmak. (kitap) gözden geçirmek. Otlamak. Atlamak. Gözden geçirmek. Göz atmak.
Crumpling : Çökmek. Buruşturmak. Kırışma. Çökertmek. Devirmek. Kırışmak. Düşmek. Buruşmak.
Incorporative : Bir araya getirme meyilinde olan. Bitişik yerleri ele geçirerek veya birleştirerek genişleyen. Birleştirme eğiliminde olan. Birleştiren.
Accelerative : Hızlanabilen. Hızlandırıcı. Hızı yükseltme eğiliminde olan.
Accretive : Büyüyerek gelişen. Birlikte büyütülmüş. Birikerek artan. Birleştirilerek arttırılan. Uzun süren birikim ile çoğaltılan.
Creasing synonyms : profit maximizing, poring over, profit maximising, linguistic process, browsing, augmentative, accretionary, maximising, perusing, maximizing, raising, multiplicative, perusal, buckling, skim, wrinkling, skimming.
Creasing zıt anlamlı kelimeler, Creasing kelime anlamı
Decreasing : Azalan. Eksilen. Düşen. Alçalan. Azalış. Azaltan. Küçülen. Mütenakıs.
Unpleasant : Sıkıcı. Nahoş. Kaba. Aynasız. Sevimsiz. Hoş olmayan. Tatsız. Çirkin. Hoşa gitmeyen. Antipatik.
Ugly : Huysuz. Kötü. Nahoş. Tatsız. Fırtınalı. Aksi. İğrenç. Ters. Sakil. Suratsız.
Creasing antonyms : humorless, displeasing, unattractive.
Creasing ingilizce tanımı, definition of Creasing
Creasing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A layer of tiles forming a corona for a wall.

Bu kısımda Creasing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Creasing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Creasing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Creasing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.