Decreasing türkçesi Decreasing nedir

  • Azalan.
  • Mütenakıs.
  • Azaltan.
  • Küçülen.
  • Azalış.
  • Alçalan.
  • Eksilen.
  • Düşen.

Decreasing ile ilgili cümleler

English: Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Turkish: Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.

English: The crime rate is decreasing in Canada.
Turkish: Kanada'da suç oranı düşüyor.

English: The birth rate has been decreasing recently.
Turkish: Doğum oranı son zamanlarda azalıyor.

English: The population of this city is decreasing every year.
Turkish: Bu şehrin nüfusu her yıl azalıyor.

English: The country is aiming at decreasing its imports.
Turkish: Ülke ithalatını azaltmayı hedefliyor.

Decreasing ingilizcede ne demek, Decreasing nerede nasıl kullanılır?

Decreasing cost : Düşen maliyet. Azalan maliyet. Azalan maliyetler.

Decreasing costs : Azalan maliyetler. Üretim hacmi genişledikçe birim başına maliyetlerin düşmesi. Azalan maliyet.

Decreasing depreciation : Azalan amortisman.

Decreasing function : Azalan fonksiyon. Azalan işlev.

Decreasing returns : Azalan verim.

Decrease hanging indent : Asılı girintiyi azalt.

Monotone decreasing function : Monoton azalan fonksiyon.

Decreasing sequence : Azalan dizi.

Decrease : Eksilmek. İnmek. Düşüş. Eksiltmek. Düşüş göstermek. Küçültmek. Eksilme. İnişe geçmek. Küçülmek. Azaltmak.

 

Monotone decreasing sequence : Monoton azalan dizi.

İngilizce Decreasing Türkçe anlamı, Decreasing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decreasing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downward : Aşağı inen. Geriye doğru. Aşağıya doğru olan. Kötüye doğru. Aşağı doğru. Geçmişe doğru. Aşağı doğru olan. Başaşağı.

Saggiest : Çok sarkmış. Eğilen. Batan. Düşmeye sarkmaya çökmeye meyilli olan. Sarkan.

On the skids : Kötüleşen. Düşüş içerisinde. Düşüşte. Aşağıya doğru giden.

Detractive : Azaltıcı. Uzaklaştırıcı. Bozucu. Küçültücü.

Sinking : Halsizlik. Yavaş yavaş ödeme (borç vb). Yavaş yavaş ödeme. Yavaş yavaş ödeme (borç). Amorti eden. Zamanla azalan. Dermansızlık. Batış. Batma. Düşüş.

Failing : Zayıf nokta. Zaaf. Başarısızlık. Yanılan. Yokluğunda. Olmazsa. Hata. Ayıp. Zayıflık. Kusur.

Refluent : Geri akan. Geriye akan. Çekilen.

Attenuating : Konikleştirilen. Seyreltilen. Zayıflatılan. Zayıflayan. Seyrelen. Azaltılan. İnceltilen. Konikleşen. İncelen.

Dwindling : Küçülme. Düşme. Yavaş yavaş kaybolma. Azalma.

Saggy : Eğilen. Sarkık. Sarkan. Bel vermiş. Batan. Düşmeye sarkmaya çökmeye meyilli olan. Sarkmış.

Decreasing synonyms : calando, tapering off, rit., allargando, degressive, tapering, on the skid, depreciatory, incumbents, descending, decliners, the fallen, whittlers, depletive, fallings, on the decrease, ritenuto, decremental, fallen, minuends, decrescendo, saggier, attenuator, falling, whittler, climbed down, declining, diminuendo, minuend, depreciative, alleviative, sagging, step down.

 

Decreasing zıt anlamlı kelimeler, Decreasing kelime anlamı

Increasing : Giderek artan. Artırma. Çoğalan. Artağan. Yükseltme. Artış. Artan. Artırıcı.

Decreasing ingilizce tanımı, definition of Decreasing

Decreasing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Becoming less and less. Diminishing.