Refluent türkçesi Refluent nedir

  • Geriye akan.
  • Alçalan.
  • Çekilen.
  • Geri akan.

Refluent ingilizcede ne demek, Refluent nerede nasıl kullanılır?

Reflux : Refluks. Alçalma. Uzay, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geri akış. Reflü. Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. Damıtma kulelerinin tepe ürününü zenginleştirmek ve kulenin tepe sıcaklığını denetlemek için ürünün geriye, kuleye yollanan bölümü. Ters yönde akış, ileriye doğru seyreden sıvı akımının geriye doğru seyir göstermesi, refluks, reflü. Geri döndürme.

Reflux condenser : Geri akış kondansatörü. Geriye atımlı kondenser.

Reflux esophagitis : Refluks özofagitis. Yemek borusu büzgeninin işlevsel bütünlüğünün bozulması sonucu mide asidinin ve pepsinin, yemek borusu mukozasında oluşturduğu hiperemi, çizgi tarzında ülserler ve erozyonlarla belirgin patolojik değişim, refluks özofagitis. Geri akış özofagitisi.

Refluxing : Geriye akma. Refluks. Geri akış. Çekilme. Reflu. Geriye akış. Geri çekilme. Reflü.

Abomasal reflux : Şirden sıvısının geri akışı. İnce bağırsaklardaki tıkanmanın bir sonucu olarak şirden sıvısının işkembeye doğru geriye akması veya boşalması.

Reflation policy : Deflasyonist bir ortamda, toplam istemi artırarak ekonominin yeniden dengeye getirilmesine yönelik uygulanan genişletici para ve genişletici maliye politikaları. Reflasyon politikası.

 

Reflect : (iyice) düşünmek. Göstermek. Aksettirmik. İfade etmek. Aksetmek. Düşünüp taşınmak. Aksettirmek. Düşünmek. Dile getirmek.

Reflationary policy : Deflasyonist bir ortamda, toplam istemi artırarak ekonominin yeniden dengeye getirilmesine yönelik uygulanan genişletici para ve genişletici maliye politikaları. Reflasyon politikası.

Reflate : Reflasyona neden olmak. Fiyatları tekrar yükseltmek.

Flux and reflux : Gelgit. Meddücezir. Met cezir.

İngilizce Refluent Türkçe anlamı, Refluent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refluent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wonder : Merak etmek. Büyük olay. Mucizeler yaratan kimse. Şaşkınlık. Şaşılacak şey. Dahi. Hayret etmek. Hayret. Mucize. Merak etmek (anlamayı istemek).

Speculate : Alavere etmek. Kafa patlatmak. Kuramsal olarak düşünmek. Tahminde bulunmak. Yorum yapmak. Kafa yormak. Yorumda bulunmak. Üzerinde düşünmek. Borsada oynamak. Spekülasyon yapmak.

Designate : Göstermek. İsimlendirmek. Tayin etmek. Uygulamak. Tanımlamak. Düzenlemek. Seçmek. Adlandırmak. Atamak. Görevlendirmek.

Drawn : Bitkin. Tükenmiş. Berabere biten. Berabere. Gergin. Çizili. Çizik. Çizilmiş. Süzgün.

Mull over : Düşünüp taşınmak. Üzerinde düşünmek. Kafa patlatmak. Kafa yormak. Uzun uzadıya düşünmek. Derin düşünmek.

Decliners : Kabul etmeyen veya geri çeviren kimse. Reddeden kimse. Reddeden. Alçalan kimse.

Show : Dışa vurmak. Gösteri. Belirtmek. Açıklamak. Belli etmek. Şov. Sergilemek. Oyun. Görünüş. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.

 

Think : Beklemek. Aklına sığdırmak. Tasavvur etmek. Anımsamak. Düşünmek. Tahmin etmek. Aklından geçirmek. Anmak. Ummak. Bellemek.

Contemplate : Dikkatle seyretmek. Düşünüp taşınmak. Bakmak. Kafa yormak. Seyretmek. Dikkatle izlemek. Düşünmek. Niyetinde olmak. Niyet etmek. Süzmek.

Think over : Üstünde düşünmek. Üzerinde düşünüp taşınmak. Üzerinde düşünmek. İyice düşünmek. Tekrar düşünmek. Kafa yormak. Düşünüp taşınmak. Kafa patlatmak.

Refluent synonyms : ruminate, theologise, cerebrate, excogitate, theologize, puzzle, falling, consider, premeditate, muse, ponder, chew over, descending, indicate, fallings, cogitate, point, pulled, introspect, waning, degressive, study, climbed down, meditate, decliner, bethink, drew, decreasing, question, gravitative, mull.

Refluent zıt anlamlı kelimeler, Refluent kelime anlamı

Absorb : Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sönümlemek. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Soğurma eylemi. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Emmek. İşgal etmek. Kendine katmak. Karşılamak (masrafı).

Stand : Devam etmek. Durdurmak. Ismarlamak. Kalmak. (teklif) geçerli olmak. Katlanmak. Direnmek. Üstlenmek. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Desteklemek.

Refluent ingilizce tanımı, definition of Refluent

Refluent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Flowing back. Ebbing. Returning.