Wonder türkçesi Wonder nedir

  • Merak etmek (anlamayı istemek).
  • Düşünmek.
  • Öğrenmek istemek.
  • Ölçünmek.
  • Harika.
  • Mucizeler yaratan kimse.
  • Şaşkınlık.
  • Hayret etmek.
  • Şaşılacak şey.
  • Şaşmak.
  • Hayret.
  • Merak.
  • Dahi.
  • Mucize.
  • Merak etmek.
  • Şüphe etmek.
  • Büyük olay.

Wonder ile ilgili cümleler

English: Ali began to wonder how Mary always seemed to know where he'd been.
Turkish: Ali Mary'nin onun nerede olduğunu nasıl her zaman biliyor gibi göründüğünü merak etmeye başladı.

English: "Tom drank three cups of coffee after dinner." "No wonder he couldn't sleep."
Turkish: "Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı."

English: "I wonder what this is", asked Tony.
Turkish: "Bunun ne olduğunu merak ediyorum", Tony sordu.

English: "I wonder if it's stopped raining." "I hope so."
Turkish: "Yağmurun durup durmadığını merak ediyorum." "Umarım öyle olur."

English: "I wonder what this is," said Tony.
Turkish: "Bunun ne olduğunu merak ediyorum." dedi Tony.

Wonder ingilizcede ne demek, Wonder nerede nasıl kullanılır?

Wonder at : Bir şeye hayret etmek. Şaşırmak. Hayret etmek.

Wonder boy : Mucize çocuk. Harika çocuk. Çok yetenekli genç.

Wonder child : Harika çocuk.

Wonder doer : Harikalar yaratan kimse.

Wonder drug : Mucize ilaç. Mucizevi ilaç.

Wonder motif : Masallardaki gerçekdışı olayları oluşturan örgelerden her biri. bk. imgesel örge, hayvansal masalcık. Tansık örge.

 

Wonder struck : Hayretler içinde kalmış. Çok şaşırmış.

No wonder that : Şaşılacak bir şey yok.

Wonder worker : Harikalar yaratan kimse. Mucizeler yaratan kimse.

Wonder working : Harikalar yaratan.

İngilizce Wonder Türkçe anlamı, Wonder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wonder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marvelled : Garipsemek.

Cerebrating : Beynini çalıştırmak.

Bugs : Tahtakurusu. Tutku. Böcek. Tahtakuruları. Gibbs ile bayesçi çıkarsama. Gizli mikrofon. Yarımkanatlılardan, genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu; değişikkanatlılar. a. bk. yatak tahtakuruları. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, hortumlu böcekler (rhynchota) takımından, çoğunlukla yassı vücutlu, ön kanatları dipten başlayarak yandan çoğu sertleşmiş, son tarafları zar halinde, art kanatları da zar biçiminde, nimf ve erginlerinde integümentte genel olarak çok pis kokan bezler bulunan, çoğu karada, bazısı suda yaşayan, kan ve bitki öz suyu emerek beslenen bir alt takım. süne (eurygaster integriceps), kımıl (aelia rostrata), tahtakurusu (cimex lectularius), su akrebi (nepa cinerea) iyi bilinen türleridir. hemiptera. Yarım kanatlılar.

Have at heart : Saygı duymak. Kalben dilemek. -e ilgi duymak.

Daze : Göz kamaştırmak. Büyülemek. Serseme çevirmek. Sersemletmek. Kamaştırmak. Sersem etmek. Sersemlik. Afallatmak. Şaşırtmak.

Wonderwork : Mükemmel ve mucizevi çalışma veya başarı. Hayranlık bırakan. Deha. Üstün başarı. Olağanüstü iş.

 

Deviate : Sapmak. Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı. Ayrılmak. Çelmek. Yoldan çıkmak. Şaşırmak. Sapma göstermek. Ayrılık. Saptırmak.

Curiosity : Nadir şey. Garip. Garabet. Bilseme. İlginç şey. Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu; gerilim sağlayıcı öğe. Antika. Tuhaf tip. İlgi.

Dazing : Şaşırtmak. Sersemletmek. Afallatmak. Kamaştırmak. Serseme çevirmek. Sersem etmek. Göz kamaştırmak. Büyülemek. Sersemlik.

Wonder synonyms : ruminate, wondered, disputes, braw, crotchet, query, astonishments, cared, have a suspicion that, confusedness, cast about, cerebrated, associate, prodigies, ekes, bonzer, as well, cares, be sceptical of, confusions, eke, amazement, care, be pensive, startle, also, balance, be troubled, likewise, question, portent, be suspicious of, geniuses.

Wonder zıt anlamlı kelimeler, Wonder kelime anlamı

Unaffected : Etkilenmemiş. Bozulmamış. Tabii. İçten. Değişmemiş. Etkisiz. Yapmacıksız. Doğal.

Wonder ingilizce tanımı, definition of Wonder

Wonder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To marvel. Amazement. To be amazed. Wonderful. To be struck with astonishment. To be affected with surprise or admiration. Surprise. Astonishment. Admiration. That emotion which is excited by novelty, or the presentation to the sight or mind of something new, unusual, strange, great, extraordinary, or not well understood. Wonderfully.