Saggiest türkçesi Saggiest nedir

  • Düşmeye sarkmaya çökmeye meyilli olan.
  • Batan.
  • Düşen.
  • Çok sarkmış.
  • Eğilen.
  • Sarkan.

Saggiest ingilizcede ne demek, Saggiest nerede nasıl kullanılır?

Saggier : Sarkan. Eğilen. Batan. Düşmeye sarkmaya çökmeye meyilli olan. Biraz sarkmış. Düşen.

Sagginess : Sarkma veya eğilme veya düşme özelliği. Düzensizlik. Bolluk. Bol veya gevşek gelme. Gevşeklik.

Sagging : Sarkan. Sarkma. Belverme. Bel verme. Batan. Düşüş. Düşen. Düşme. Bel verme (rotorlarda). Düşen (fiyat).

Board sagging : Plakadaki eğilme.

Saggar : Fırında pişerlerken çanak çömleği ve hassas seramik parçalarını korumak için kullanılan ısıya dayanıklı kilden veya topraktan kap veya kutu.

Sagger : Seramik işleminde narin seramik parçalarının yerleştirildiği ateşe dayanıklı tuğladan yapılmış kutu. Anti-tank füzesi. Tank-savar füzesi. Fırınlama kabı.

Time disaggregation : Zaman ayrıştırması.

Disaggregate : Bileşenlere ayırmak. Parçalanmak. Dağıtmak. Parçalarını ayırmak (makine vb). Ayır hale getirilmek. Ayrılma. Bir şeyi parçalarına ayırmak. Çözüştürmek.

Saggy : Düşmeye sarkmaya çökmeye meyilli olan. Düşen. Sarkan. Bel vermiş. Eğilen. Sarkık. Batan. Sarkmış.

Disaggregated : Ufalanmış. Ayrılmış. Bölünmüş. Bölümlere ayrılmış.

İngilizce Saggiest Türkçe anlamı, Saggiest eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Saggiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move : Oynamak. Kımıldamak. Hareket ettirmek. Hamle. Duygulandırmak. Kıpırdamak. Taşımak. Devinmek. Kıpırdatmak. Yer değiştirmek.

Declare : Bildirmek. Fikrini belirtmek. Açıklamak. Beyan etmek. Deklarasyon yapmak. Haber vermek. Afişe etmek. İfade vermek. İddia etmek. Söylemek.

Insinuate : Üstü kapalı söylemek. Çaktırmadan kabul ettirmek. İma etmek. Kurnazca yakınlaşmak. Kinaye etmek. Demek istemek. Yavaş yavaş girmek. Demeye getirmek. Anıştırmak. Çıtlatmak.

Adumbrate : Kinayeli kinayeli konuşmak. Dokundurmak. İma etmek. Anıştırmak. Taslağını çizmek. Sezdirmek. Hissettirmek.

Propose : Düşünmek. Sormak. Tasarlamak. Getirmek (çözüm). Niyetlenmek. İçmek (şerefe). Kurmak. Teklif etmek. İçmek (sağlığa vb.). İleri sürmek.

Recommend : Akıl vermek. Öğüt vermek. Tavsiye vermek. Önermek. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Salık vermek. Tembih etmek. İyi izlenim bırakmak. İyi bir izlenim uyandırmak.

Sunken : Batık. Batmış. Çukur. Basık. Çökük. Batırılmış. Çukurdaki. Gömme. Sualtındaki.

Feed back : Geribeslenme. Değişen konumu bildirme. Geribesleme.

Inflecting : Bükmek. Kıvırmak. Değiştirmek (ses). Bükülen. Çekmek (dilbilgisi terimi). Eğmek.

Slouching : Sarkık. Eğri. Uyuşuk. Kamburu çıkmış. Gevşek. Tembel. Hımbıl. Sarkma. Uyuz.

Saggiest synonyms : hang loosely, touch, intimate, clue in, state, declining, incumbents, fallen, sagging, pendant, pendulous, proposition, convey, saggier, faller, posit, fallings, the fallen, put forward, advance, allude, make a motion, downward, advert, hint, beetling, ingrowing, urge, decreasing, deflective, saggy, advocate, fallers.

Saggiest zıt anlamlı kelimeler, Saggiest kelime anlamı

Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.