Propose türkçesi Propose nedir

  • Önermek.
  • Niyetlenmek.
  • Evlenme teklif etmek.
  • Niyet etmek.
  • Çözüm getirmek.
  • İçmek (şerefe).
  • Evlilik teklif etmek.
  • Getirmek (çözüm).
  • Kurmak.
  • Sormak.
  • İleri sürmek.
  • İçmek (sağlığa vb.).
  • Teklif etmek.
  • Düşünmek.
  • Tasarlamak.

Propose ile ilgili cümleler

English: Ali is going to propose to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye evlilik teklif edecek.

English: Did he propose any solutions?
Turkish: O, hiç çözüm önerdi mi.

English: Ali is going to propose to Mary tonight.
Turkish: Ali bu gece Mary'ye evlenme teklif edecek.

English: Did he propose marriage to you?
Turkish: O size evlenme teklif etti mi?

English: Ali finally decided to propose to Mary.
Turkish: Ali sonunda Mary'ye evlenme teklifi etmeye karar verdi.

Propose ingilizcede ne demek, Propose nerede nasıl kullanılır?

Propose a toast : Şerefe demek. Sağlığına kadeh kaldırmak. Kadeh kaldırmak. Kadeh kaldırmaya davet etmek.

Proposed : Evlenme teklif etmek. Niyet etmek. Sormak. İleri sürmek. Getirmek (çözüm). Önerilen. Önermek. Tasarlamak. Teklif etmek. İçmek (sağlığa vb.).

Proposer : Teklif sahibi. Teklif veren. Teklif eden. Teklifi getiren milletvekili. Teklif eden kişi. Öneren. Teklifi sunan.

Proposers : Teklif eden. Teklifi getiren milletvekili. Öneren.

Proposes : Önermek. İçmek (sağlığa vb.). Sormak. Tasarlamak. Getirmek (çözüm). Teklif etmek. Evlenme teklif etmek. İleri sürmek. Niyet etmek.

 

Proposals : Öneri. Plan. Teklif. Önerge. Evlenme teklifi. Tasavvur. Önerme. Tasarı.

Propositional function : Önermeli işlev. Önermeli fonksiyon.

Man proposes god disposes : Takdir tedbiri bozar. Murat insandan. Takdir allahtan.

Propositional logic : Önermeler mantığı. Önermeli mantık. Önermeler hesabı.

Proposal : Plan. Önerge. Takrir. Evlilik teklifi. Önerme. Tasavvur. Tasarı. Evlenme teklifi. Öneri. Teklif.

İngilizce Propose Türkçe anlamı, Propose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contemplating : Dalmak. Tasarlama. Niyet etme. Niyet eden. Tasarlayan. Seyretmek. Düşünüp taşınma. Süzmek.

Conceptualise : Canlandırmak. Hayal etmek. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Kavramsallaştırmak. Kafasında canlandırmak. Tasavvur emek.

Remedied : Sağaltmak. Onarmak. Gereğine bakmak. İyileştirmek. Deva. Çare bulmak. Düzeltmek. Tedavi etmek. Çare.

Architect : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Planlamak. Mimar. Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Yaratıcı. Sanat yönetmeni. Yapmak.

Submit : İbraz etmek. Boynunu eğmek. İtaat etmek. Söylemek. Arzetmek. İradesine teslim olmak. Teslim etmek. Göndermek. Kendini adamak.

Proposed : Önerilen.

Counseled : Salık vermek. Öğüt vermek. Öğütlemek. Nasihat vermek. Tavsiye etmek. Tavsiye. Nasihat etmek. Maksat. Akıl vermek.

Moves : Yer değiştirmek. İlerlemek. Oynatmak. Taşınmak. Kıpırdanmak. Kıpırdatmak. Hamleler. Kımıldamak. Tahrik etmek.

 

Positing : Varsaymak. Yerine koymak. Yerleştirmek. Farzetmek.

Enquiring : Soruşturma. Soru sormak. Soruşturmak.

Propose synonyms : chew, contemplate, feed back, proffered, posit, cerebrated, builds, make a suggestion, blueprint, bottom, blueprinted, commits, cogitate, proffering, asserts, cog, going to, cerebrating, cogitates, offer, proffer, inquired, have a good mind to, throw out, argues, cast about, asks, cogitating, cogitated, alleging, contemplated, advance, be pensive.

Propose ingilizce tanımı, definition of Propose

Propose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Talk. To converse. To speak. Discourse. To set forth.