Sinking türkçesi Sinking nedir

Sinking ile ilgili cümleler

English: It's just like rats leaving a sinking ship.
Turkish: Tıpkı batan bir gemiyi terkeden fareler gibi.

English: I watched the sinking ship.
Turkish: Batan gemiyi seyrettim.

English: Between 1,490 and 1,635 people died in the sinking of the Titanic.
Turkish: Titanik'in batışında 1490 ila 1635 kişi öldü.

English: Jale managed to escape from the sinking van.
Turkish: Jale batan kamyonetten kaçmayı başardı.

English: I escaped from the sinking boat with difficulty.
Turkish: Batan tekneden zorlukla kaçtım.

Sinking ingilizcede ne demek, Sinking nerede nasıl kullanılır?

Sinking bucket : Kazı kovası. Kofa.

Sinking footlights : Çerçeve sahnenin önünde, kullanılmadıkları zaman taban içine kayan yer dizi ışıkları. Açılır-kapanır yer ışıkları.

Sinking fund : Borç ödeme fonu. Amortisman akçesi. Yıpranma fonu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kıymetten düşme fonu. Amortisman fonu. Aşınma payı ayırcası. Durağan varlıklar yenileme ayırcası. Sönüm ayrımı. Amortisman.

Sinking podium : Sahne içinde inip çıkabilen düzey. İner-çıkar düzey.

 

Abandon a sinking ship : Batan gemiyi terketmek. Başarısız olan bir grup veya şirketi terketmek (batan gemiyi terk etmek). Denizde batan bir gemiyi tahliye etmek.

Shaft sinking : Kuyu kazısı. Kuyu açma.

Diesinking : Kalıpçılık.

Sinkingfund : İşletme varlığını sağlayan değer öğelerinin dengelem günündeki gerçek değerlerine dönüştürülmesi, bu değerlerde çeşitli nedenlerle ortaya çıktığı anlaşılan kayıpların giderilmesi amacıyla ayrılan karşılıklar. Değerden düşme karşılığı.

Desert a sinking ship : Zor durumdayken birini terk etmek. Batan gemiyi terketmek. Batan gemiyi terk etmek. Yüzüstü bırakmak.

Countersinking : Havşa açmak. Havşa açma. Çukurlama. Havşa açılması. Kafa deliği açma.

İngilizce Sinking Türkçe anlamı, Sinking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sinking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cutback : Kesme. Eksiltme. Hikayede geriye dönüş. Katbek. Azaltma. İndirim. Kesinti.

Downfalling : Çökme. Yıkılış. Boşanma (yağmur). Tuzak. Yıkılma. Çöküş. Mahv. Sağanak. İnkıraz.

Submersion : Dalma. Daldırma. Su altında kalma. Submersiyon. Boylama. Su baskını. Suya batma.

Atonies : Gergi yitimi. Kas gergi yitimi. Zafiyet. Atoni. Kuvvetsizlik. Kas zayıflığı.

Bankruptcies : Batkınlık. İflas etme. İflas. Mahvolma. Yenilgi. Başarısızlık. Batkı.

Languors : Gevşeklik. Fütur. Hamlık. Cansızlık. Ağırkanlılık. Tembellik. Bitkinlik. Kuvvetsizlik.

Languorousness : Tükenme. Zayıflık. Duygusuzluk. Umursamazlık. Güçten düşme. Melankoli. Enerji eksikliği. İlgisizlik. Kuvvetsizlik.

 

Incurability : Çaresi olmama. Tedavi edilemezlik. Çaresizlik. Devasızlık. Şifa bulmazlık.

Descending : İniş. İnen. Eksilen. İnen aort. Alçalan. İnmekte olan. İnme. Azalan sırada. Desendan.

Settling : Posa. Durultma. Kıyı tortullarının ya da toprakların, tıkızlaşmasıyle bir yerin çökmesi, oturması. İskan. Hesaplaşma. Oturma. Yerleşim. Hesap. Tasman.

Sinking synonyms : going under, foundering, cutbacks, grogginess, lessening, depression, prick, accidies, drop, subsidence, waning, dipping, declining, downfalls, accidie, decrepitude, ebb tide, decreasing, decremental, atony, befoulment, failures, degressive, languor, decadence, downfall, embedding, immersions, infirmness, infirmities, comedowns, sinkages, downward.

Sinking zıt anlamlı kelimeler, Sinking kelime anlamı

Increase : Çoğalmak. Artırmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Üremek. Artmak. Çoğaltmak. Artışa geçmek. Zam yapmak. Yükseltmek.