Accelerative türkçesi Accelerative nedir
- Hızı yükseltme eğiliminde olan.
- Hızlanabilen.
- Hızlandırıcı.
Accelerative ingilizcede ne demek, Accelerative nerede nasıl kullanılır?
Accelerating : Hızlanan. Çoğalan. Hızlandırıcı. Artan. Hızlandırma.
Accelerating electrode : Hızlandırma elektrotu. Hızlandırma elektrodu.
Accelerating grid : Hızlandırma etkisi.
Accelerating premium : Artan değer değişikliği. Üretimin çoğalması ile orantılı olarak bu değer değişikliğinin ücretlerde de uygulanması. Üretim arttıkça ücretlere ek olarak ödenen özen payı. Artan özence.
Accelerating pump : Kapış basacı. Karbüratör pompası. Motorun yükü birdenbire arttığında teklemesine engel olmak için ek yakıt gönderen karaç içindeki basaç. Kapış pompası. Hızlandırma pompası.
Acceleration response : İvmelenme tepkisi.
Accelerating the pace : Tempoyu hızlandırma. Hızı veya oranı hızlandırma.
Accelerating relay : İvme bağlağı. İvme rölesi.
Acceleration of gravity : Yerçekimi etkisi altında serbest düşen cismin hızlanması (yaklaşık olarak saniyede 32 fite eşit olan). Yerçekimi ivmesi.
Angular acceleration : Açısal hızın raydan/sn2 ile ölçülen değişim hızı. Açısal hızın birim zamanda değişim niceliği. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Açısal ivme.
İngilizce Accelerative Türkçe anlamı, Accelerative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Accelerative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Speeders : Hız yapan sürücü. Aşırı hız yapan sürücü. Sürat regülatörü.
Enhancer : (biyoloji terimi) bir genin yanında bulunan ve genin mevcut fenotipinin görünümünü artıran dna parçası. Daha iyi dizayn standartlarına ve görüntüsel anlatıma ulaştırma için işlem yapan. Çoğaltan. Koyulaştırıcı (bir tat veya kokuyu). Değerini ya da güzelliğini arttıran. Güçlendirici. Kıymeti arttıran. Geliştirici. Fiyatı arttıran. Temel bir imgeyi.
Hasteners : Hareketlendirici. Hızlandıran kişi veya şey.
Accelerators : Hız artırıcılar. Sempatik sinir. Gaz pedalı.
Cyclotron : Üzerinde pozitif yüklü parçacıkların döndüğü d biçiminde, içi oyuk ve yüksek frekanslı iki elektrot içeren çevrimsel hızlandırıcı. İvme makinesi. Kiklotron. Döndürgeç. Siklotron. İvmeç.
Accelerating : Hızlanan. Çoğalan. Hızlandırma. Artan.
Hastener : Hareketlendirici. Hızlandıran kişi veya şey.
Accelerator : İvmelendirici. Hızlandıran. Proton ve nötron iyonları gibi yoğun taneciklere büyük kinetik enerji sağlayan cihaz. Akseleratör. Kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde. İvdirici. Uygun elektrik ya da mıknatıs alanları yardımıyla, yükünleşmiş temel parçacıkları, atomlar ve molekülleri yüksek hızlara çıkararak, çarpışmalarla yeni çekirdek tepkimeleri sağlayan aygıt. Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek.
Increasing : Artış. Çoğalan. Giderek artan. Artağan. Yükseltme. Artırıcı. Artırma. Artan.
Accelerative synonyms : acceleratory, accelerable, speeder, cyclotrons.
Accelerative zıt anlamlı kelimeler, Accelerative kelime anlamı
Decreasing : Düşen. Küçülen. Alçalan. Azalış. Eksilen. Azaltan. Azalan. Mütenakıs.
Accelerative ingilizce tanımı, definition of Accelerative
Accelerative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Adding to velocity. Relating to acceleration. Quickening.

Bu kısımda Accelerative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Accelerative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Accelerative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Accelerative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.