Hastener türkçesi Hastener nedir

Hastener ingilizcede ne demek, Hastener nerede nasıl kullanılır?

Hasteners : Hızlandırıcı. Hızlandıran kişi veya şey. Hareketlendirici.

Chastener : Disiplini sağlayan kimse. Eleştirici. Arıtıcı. Cezalandırıcı.

Chasteners : Cezalandırıcı. Disiplini sağlayan kimse. Eleştirici. Arıtıcı.

Hastened : Telaşlandırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Acele etmek. Hızlandırmak. Acele ettirmek.

Chastened : Sitem edilen. İhtar edilmiş. Azarlanan. Kulağı çekilmiş. Cezalandırılmış. Azarlanmış. Paylanan.

Hasten : İki ayağını bir pabuca sokmak. Acele ettirmek. Sıkıştırmak. Aceleci davranmak. Aceleleştirmek. İki ayağını bir pabuca koymak. Hız vermek. İvdirmek. Hızlandırmak. Telaşlandırmak.

Unchasteness : İffetsizlik. Arsızlık. Terbiyesizlik. Kirlilik. Namussuzluk. Saf olmama.

Unchastened : Islah olmamış. İflah olmamış. Saflaştırılmamış. Arındırılmamış. Yola gelmemiş.

Hastening : Hızlandırmak. Acele ettirmek. Acele ettirme. Acele etmek. Telaşlandırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Hızlandırma.

Chastening : Islah etme. Cezalandırma. Şiddetli cezalandırma. Dayak. Ceza. Islah.

İngilizce Hastener Türkçe anlamı, Hastener eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hastener ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Percipient : Çabuk kavrayan. Anlayış. Seziş. İdrak yeteneği olan. İdraki keskin. Kolay kavrayan. Anlayışlı. Algılaması güçlü.

Enhancer : Temel bir imgeyi. Ziyadeleştiren. Fazlalaştıran. Değerini ya da güzelliğini arttıran. Çoğaltan. Koyulaştırıcı (bir tat veya kokuyu). Daha iyi dizayn standartlarına ve görüntüsel anlatıma ulaştırma için işlem yapan. Kıymeti arttıran. Güçlendirici.

Accelerators : Sempatik sinir. Hız artırıcılar. Gaz pedalı.

Auditor : Denetici. Teftiş elemanı. Hesap denetçisi. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Denetçi. Orta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek gibi bir yükümlülük altında bulunmayan öğrencilere verilen ad. bk. özel öğrenci. Hesap kontrolörü. Mali denetçi. Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi. Murakıp.

Cyclotrons : Siklotron. Kiklotron. Döndürgeç. İvmeç. İvme makinesi.

Accelerating : Hızlanan. Artan. Hızlandırma. Çoğalan.

Accelerative : Hızlanabilen. Hızı yükseltme eğiliminde olan.

Assist : Desteklemek. İmdat. Hazır bulunmak. Yardım etmek. Asistanlık yapmak. Asiste etmek. Muavenet. Sayı yaptırma. Yardımcı olmak.

Help : Yararı olmak. Kurtarmak. Yardim etmek. Başa çıkmak. Muavenet etmek. Yardım etmek. İmdadına yetişmek. Yardımcı olmak. Fayda etmek.

Beholder : Seyreden. Seyirci. Bakan kimse.

Hastener synonyms : eavesdropper, acceleratory, accelerator, speeders, attender, cyclotron, expedite, aid, rousing, audience, observer, hasteners, hearer, speeder, perceiver.

 

Hastener zıt anlamlı kelimeler, Hastener kelime anlamı

Refrain : Alıkoymak. Frenlemek. Sakınmak. Nakarat. Çekinmek. Geri durmak. Kendini tutmak. Kaçınmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Linger : Oyalanmak. Geçmek bilmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Gitmemek. Sallanmak. Geçmişte kalmak. Uzamak. (ağrı) kolayca geçmemek. Gecikmek. Ayrılamamak.

Hastener ingilizce tanımı, definition of Hastener

Hastener kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who hastens.