Hastening türkçesi Hastening nedir

Hastening ingilizcede ne demek, Hastening nerede nasıl kullanılır?

Chastening : Şiddetli cezalandırma. Dayak. Islah. Ceza. Cezalandırma. Islah etme.

Hasten death : Ölümün daha erken gerçekleşmesini sağlamak. Ölümü hızlandırmak.

Hasten : İvdirmek. Hızlandırmak. Aceleleştirmek. Telaşlandırmak. Hız vermek. Acele etmek. Sıkıştırmak. İki ayağını bir pabuca koymak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Acele ettirmek.

Hastened : İki ayağını bir pabuca sokmak. Acele etmek. Hızlandırmak. Acele ettirmek. Telaşlandırmak.

Hastener : Hızlandırıcı. Hızlandıran kişi veya şey. Hareketlendirici.

Hasteners : Hareketlendirici. Hızlandırıcı. Hızlandıran kişi veya şey.

Chasteners : Cezalandırıcı. Eleştirici. Disiplini sağlayan kimse. Arıtıcı.

Unchasteness : Saf olmama. Terbiyesizlik. Namussuzluk. Kirlilik. Arsızlık. İffetsizlik.

Chasteness : Temizlik. Sadelik. Namusluluk. İffetli oluş. İffetlilik. Bozulmamışlık. Bekaret vasfı. Sade güzellik. Saflık.

Chasten : Yola getirmek. Dersini vermek. Aklını başına getirmek. Uslandırmak. Yumuşatmak. Sadeleştirmek. Islah etmek için cezalandırmak. Terbiye etmek. Islah etmek. Basitleştirmek.

 

İngilizce Hastening Türkçe anlamı, Hastening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hastening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bundle : Deste. Bir yığın. Sepetlemek. Sokuşturmak. Çıkın. Paldır küldür gitmek. Demet. Kundaklamak. Yığın. Sarmak.

Agitate : Propaganda yapmak. Ortalığı karıştırmak. Yaygara koparmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Acı vermek. Sarsmak. Çalkalanmak. Sallamak. Tahrik etmek. Galeyana getirmek.

Bustled : Aceleyle hareket etmek. Telaş. Telaş etmek. Koşuşmak. Koşuşturmak. Acele. Aceleyle hareket etme. Telaşlanmak. Koşuşturma.

Alarm : Telaşa düşürmek. Alarma geçirmek. Tehlikeden haberdar etmek. Bir tehlike durumunda tiyatro yapısı içindeki kişileri uyaran aygıt. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Heyecan sinyali. Alarm aygıtı. Dehşete düşürmek. Alarm.

Finished : Tükenmiş. Tamamlanmış. Hazır. Bitik. Bitmiş. Sona ermiş. Mükemmel. İmalatı tamamlanmış. Apreli. Cilalı.

Hustle : Hile ile satmak. İtmek. Çabuk olmak. Fahişelik yapmak. Yaltaklanmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. İtişip kakışmak. İtip kakmak.

Cramming : Tıkınma.

Flurry : Telaşlanmak. Heyecanlanmak. Telaşa düşürmek. Heyecan. Sinirlendirmek. Ani canlılık. İki ayağını bir pabuca koymak. Sağanak.

Hastening synonyms : bustle up, hastened, hustled, bustle, catalysis, agitates, be in a hurry, gingering, drives, hurries, gingering up, disquiets, drive, be quick, come along, rushing, confuses, hustles, get cracking, ginger, gingers, hastens, accelerating, expedited, gog, disconcert, flurries, bundling, fly off, accelerations, hustle up, disquiet, boosting.

Hastening zıt anlamlı kelimeler, Hastening kelime anlamı

Discouraging : Cesaret kırıcı. Üzücü. Hevesini kırma. Hayal kırıklığına uğratan. Heves kırıcı. İç karartıcı.

Unfinished : Bitirilmemiş. Tamamlanmamış. Yarım kalmış. Kaba. Yarım. Terbiye edilmemiş. Bitmemiş. Noksan. İşlenmemiş. Cilasız.