Crippling türkçesi Crippling nedir

  • Felce uğratan.
  • Sakatlayan.
  • Sakatlama.
  • Felç edici.

Crippling ingilizcede ne demek, Crippling nerede nasıl kullanılır?

Cripplingly : Sakatlayarak.

Cripple : Kazaya uğratmak. Baltalamak. Sakatlamak. Topal. Felce uğratmak. Kötürüm bırakmak. Kötürüm. Sakat etmek. Zayıflatmak. Kösteklemek.

Crippled : Sakat. Topal. Sakatlanmış. Sakatlanan. Kötürüm. Eli ayağı tutmayan. Arızalı.

Crippled worker : Sakat işçi. İş görebilecek yetenekte bulunan ancak bedenen sakatlığı olan işçi.

Crippler : Başka birini sakatlayan veya yapamaz hale getiren kimse. Sakatlayan kimse.

Cripples : Sakatlamak. Felce uğratmak. Kötürüm bırakmak. Zayıflatmak.

Cripplers : Sakatlayan kimse. Başka birini sakatlayan veya yapamaz hale getiren kimse.

Uncrippled : Kötürüm olmayan. Sakat olmayan. Özürlü olmayan. Sağlam. Eli ayağı tutan.

İngilizce Crippling Türkçe anlamı, Crippling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crippling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infringed : Bozma. Hakkını yemek. Tecavüz etmek. Antlaşmayı bozmak. Bozmak. İhlal. İhlal etmek (sözleşme maddesi). İhlal etmek. Anlaşmayı bozmak.

Paralyser : Paralizör. Paralize.

Infringement : İhlal etme. Tecavüz. Bir markayı değiştirerek kullanma. Bozma. Düzmesini yapma. Bozma (anlaşma veya antlaşma vb). Anlaşmayı bozma. Antlaşmayı bozma. Bir hakkın ihlali patenti başkasına ait olan bir malı izinsiz olarak üretme satma veya kullanma.

 

Disabling : Kullanılmaz hale sokmak. Alıkoymak. Devre dışı bırakılıyor. Sakatlamak. Etkisizleştirme. Yetkisini almak. Hizmet dışı bırakmak. Menetmek. Ehliyetini almak.

Paralyzers : Paralize. Paralizör.

Mutilation : Genellikle bir filmin izinsiz çoğaltılmasını, kullanılmasını önlemek amacıyla bu filmin çizikleyiciden geçirilerek üzerinde çizikler oluşturulması. Değiştirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bozma. Büyüsel ve dinsel etkilerle ya da güzellik amacıyla gövdenin türlü örgenlerinin doğal biçimini değiştirme, bozma, sakatlama işlemi; kulak memelerini, burun kanatlarını, dudakları ve çeneyi delme; parmakları, elleri, ayakları sakatlama, kütleştirme; dövme yaptırma, yaralar açtırma; kafatasının, dişlerin biçimini bozma. a. bk. diş biçimi değiştirimi, dövmecilik, süslenme, yarayla bezenim. Mutilasyon. Kesme (vücudun bir uzvunu bütünüyle). Sakatlama fiili. Sakatlanma. Kötürüm olma.

Maimings : Yaralama. Çolak bırakma.

Infringe : Çiğnemek. İhlal etmek (sözleşme maddesi). Bozma. Anlaşmayı bozmak. İhlalde bulunmak. İhlal. Tecavüz etmek. Antlaşmayı bozmak. Hakkını yemek.

Paralytic : Paralitik. Kötürüm. Felçli kimse. İnmeli. Felçli. Felçle ilgili, felce bağlı, felcin neden olduğu. felçli. Kafayı bulmuş. Felce uğratıcı.

Infringes : İhlalde bulunmak. İhlal etmek (sözleşme maddesi). İhlal. Çiğnemek. Antlaşmayı bozmak. Tecavüz etmek. İhlal etmek. Hakkını yemek. Bozmak. Anlaşmayı bozmak.

 

Crippling synonyms : paralyzer, unhealthful, laming, maiming, mutilations, incapacitating.

Crippling zıt anlamlı kelimeler, Crippling kelime anlamı

Healthful : Sağlıklı. Şifa verici. Sağlık için faydalı. Sağlığa yararlı. Sıhhi. Yararlı. Hasiyetli. Sıhhatli.

Crippling ingilizce tanımı, definition of Crippling

Crippling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Spars or timbers set up as a support against the side of a building.