Cripple türkçesi Cripple nedir
- Kötürüm.
- Felce uğratmak.
- Sakat.
- Kötürüm bırakmak.
- Topal.
- Kazaya uğratmak.
- Sakat etmek.
- Zayıflatmak.
- Bozmak.
- Baltalamak.
- Kösteklemek.
- İptal etmek.
- Sakatlamak.
- Engellemek.
Cripple ile ilgili cümleler
English: Ali is a cripple.
Turkish: Ali bir sakat.
Cripple ingilizcede ne demek, Cripple nerede nasıl kullanılır?
Crippled : Topal. Eli ayağı tutmayan. Kötürüm. Sakatlanan. Sakatlanmış. Arızalı. Sakat.
Crippled worker : İş görebilecek yetenekte bulunan ancak bedenen sakatlığı olan işçi. Sakat işçi.
Crippler : Başka birini sakatlayan veya yapamaz hale getiren kimse. Sakatlayan kimse.
Cripplers : Sakatlayan kimse. Başka birini sakatlayan veya yapamaz hale getiren kimse.
Cripples : Felce uğratmak. Kötürüm bırakmak. Sakatlamak. Zayıflatmak.
Answer to a description : Yapılan tarifin ayrıntılarına uymak. Yapılan tarife uymak. Tanıma uymak.
Adscript : Bir karakterden sonra yazılan ve onu tanımlayan bir karakter. Bir üretim birimine ya da toprağa bağlı olup onunla birlikte satılan köle.
Adscription : Yükleme. Atıf. Üstüne atma.
Ancient manuscripts : Eski el yazmaları. Eski çağlarda yazılmış olan belgeler.
Accurate description : Tam tanım. Kesin tarif. Doğru tanımlama.
İngilizce Cripple Türkçe anlamı, Cripple eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cripple ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lame : Aksak. Yavan. Zayıf. Topal etmek. Eksik. İnanılması güç. Topallamak.
Hobblers : Topallayan. Topallayarak yürüyen.
Circumvented : Çevresini sarmak. Üstün gelmek. Tuzağa düşürmek. Atlatmak. Açığını yakalamak. Tekerine çomak sokmak. Alt etmek. Yenmek. Kurtulmak.
Someone : Birisi. Kimse. Biri. Bir kimse. Önemli kimse. Şahsiyet.
Hamper : Zorluk çıkarmak. Güçleştirmek. Engel olmak. Kapaklı sepet. Olmak. Aksatmak. Engel oluşturmak. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer.
Aborting : Durdurmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Gelişememek. Düşük yapmak. Durduruluyor. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Çocuk düşürmek.
Endamage : İncitmek. Yaralamak. Zarar vermek. Kötülük etmek.
Abolish : Durdurmak. Feshetmek. İlga etmek. Ortadan kaldırmak. Hükümsüz kılmak. Kaldırmak. Lağvetmek. Yürürlükten kaldırmak.
Circumvent : Yan çizmek. Önlemek. Üstün gelmek. Kurtulmak. Tuzağa düşürmek. Yana kaçmak. Yenmek. Kaçınmak.
Gimpier : Topal (argo terim). Özürlü.
Cripple synonyms : abrogate, hunchback, emasculating, lamed, deadens, gimpiest, cutting edge, maims, frustrates, immobilises, deaden, crock, baulked, deform, sap, alloyed, game, funny, addles, disables, hobbled, person, block, palsy, bodycheck, frustrate, alloy, clogging, hamstrung, paralysed, aborts, clog, immobilise.
Cripple zıt anlamlı kelimeler, Cripple kelime anlamı
Strengthen : Tahkim etmek. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek. Berkitmek. Güç kazanmak. Sağlamlaştırmak. Desteklemek. Kuvvetlenmek. Yükseltmek. Kuvvet vermek.
Cripple ingilizce tanımı, definition of Cripple
Cripple kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lame. Hence, one who is partially disabled. A lame person. One who has lost, or never had, the use of a limb or limbs. One who creeps, halts, or limps. Halting. To deprive of the use of a limb, particularly of a leg or foot. To lame.

Bu kısımda Cripple kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cripple ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cripple anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cripple ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.