Crippler türkçesi Crippler nedir

  • Başka birini sakatlayan veya yapamaz hale getiren kimse.
  • Sakatlayan kimse.

Crippler ingilizcede ne demek, Crippler nerede nasıl kullanılır?

Cripplers : Başka birini sakatlayan veya yapamaz hale getiren kimse. Sakatlayan kimse.

Cripple : Topal. Kösteklemek. Kötürüm. İptal etmek. Baltalamak. Felce uğratmak. Sakatlamak. Kazaya uğratmak. Bozmak. Zayıflatmak.

Crippled : Kötürüm. Topal. Eli ayağı tutmayan. Sakatlanmış. Sakat. Arızalı. Sakatlanan.

Crippled worker : İş görebilecek yetenekte bulunan ancak bedenen sakatlığı olan işçi. Sakat işçi.

Cripples : Sakatlamak. Felce uğratmak. Zayıflatmak. Kötürüm bırakmak.

Uncrippled : Sakat olmayan. Sağlam. Özürlü olmayan. Eli ayağı tutan. Kötürüm olmayan.

Answer to a description : Tanıma uymak. Yapılan tarife uymak. Yapılan tarifin ayrıntılarına uymak.

Accurate description : Tam tanım. Kesin tarif. Doğru tanımlama.

Advanced postscript options : Gelişmiş postscript seçenekleri.

Cripplingly : Sakatlayarak.

İngilizce Crippler Türkçe anlamı, Crippler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crippler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weaken : Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak. Gücünü azaltmak. Kuvvetsizleşmek. Güçsüzleşmek. Zayıf düşürmek. Hafifletmek. Zayıflatmak. Güzsüzleştirmek. Güçten düşmek.

 

Soul : Kişi. Tin. Temel direk. Ruh. İçtenlik. Hissiyat. Kök. Simge. Esas.

Stultify : Çıkmaza sokmak. Aptal durumuna düşürmek. Küçük düşürmek. İptal etmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Çürütmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Aptallaştırmak. Etkisini azaltmak. Rezil etmek.

Individual : Birbirinden ayrı. Kişi. İnsan. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özel. Tek kişilik. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Başlıbaşına. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad.

Mortal : Ölümlü. Ölüm. Geçici. İnsan. Öldürücü. Ölümle ilgili. Amansız. Beşer. İnsanoğlu.

Crookback : Kambur.

Humpback : Kamburluk. Sırt bölgesinde doğuştan oluşan omurga tümseği veya dışa doğru oluşan omurga eğriliği, kifozis, gibozite. Kambur.

Hunchback : Kambur. Kambur kimse. Kambur sırt.

Someone : Kimse. Önemli kimse. Bir kimse. Şahsiyet. Birisi. Biri.

Somebody : Önemli kimse. Şahsiyet. Önemli birisi. Birisi. Bir kimse. Kimisi. Biri. Kimse. Bazısı.

Crippler synonyms : person, cripplers.

Crippler zıt anlamlı kelimeler, Crippler kelime anlamı

Strengthen : Kuvvetlenmek. Berkitmek. Kuvvetlendirmek. Kuvvet vermek. Yaşam bulmak. Pekitmek. Takviye etmek. Güçlendirmek. Tahkim etmek. Güç kazanmak.

 

Depressing : Hüzünlü. Bunaltıcı. Can sıkan. Kasvet verici. Kasvetli. Düşürme etkisi yapma. Acıklı. Moral bozucu. Üzücü. İç karartıcı.

Crippler ingilizce tanımı, definition of Crippler

Crippler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wooden tool used in graining leather.