Cross border türkçesi Cross border nedir

Cross border ingilizcede ne demek, Cross border nerede nasıl kullanılır?

Cross : Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Karşıya geçmek. Çaprazlama. Kesiştirmek. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Hilekar. Öbür tarafına geçmek. Çarmıh. Kesişmek. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası.

Border : Üst sahne boşluğu. Tavan perdesi. Kıyı. Kenarlık. Sınırlandırmak. Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı. Sınırdaş olmak. Çerçevelemek. Yakına gelmek. Tarh.

Cross border connection : Sınır ötesi bağlantı.

Cross border leasing : Uluslararası kiralama. Kiralama kuruluşu ile kiralayanın farklı ülkelerde bulunduğu kiralama.

Cross a check : Çizgili çek düzenlemek. Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek.

Cross action : Mukabil dava. Karşı dava. Mütekabil dava. Karşılıklı dava.

İngilizce Cross border Türkçe anlamı, Cross border eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross border ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transfrontier : Sınırötesi.