Cross swords türkçesi Cross swords nedir

Cross swords ingilizcede ne demek, Cross swords nerede nasıl kullanılır?

Cross : Karşıt. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Aksi. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Hilekar. Haç. Çaprazlama. Öbür tarafına geçmek. Çarpı. Kesişmek.

Swords : Kılıçlar. Yetki. Silah gücü. Pala. Güç. İrlanda'da yerleşim yeri. Kılıç.

Cross swords with : Ağız kavgası etmek. İle kavga etmek. Biriyle atışmak. İle çekişmek.

Cross a check : Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek. Çizgili çek düzenlemek.

Cross action : Mütekabil dava. Karşı dava. Mukabil dava. Karşılıklı dava.

Cross appeal : Karşı temyiz talebi. Mukabil temyiz isteği. Karşı itiraz. Mukabil temyiz talebi. Mukabil itiraz.

İngilizce Cross swords Türkçe anlamı, Cross swords eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross swords ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be up in arms : Öfkelenmiş. Kızmak. Ayaklanmış. Ayaklanmak. Küplere binmek. Öfkelenmek. Çok sinirlenmek. Ateş püskürmek. Ayaklanmış olmak.

 

Battle : Dövüşmek. Çatışma. Çarpışma. Savaşmak. İki veya daha fazla çalgı ustasının, hangisinin çalgıya daha hakim olduğunu göstermek amacıyla belli bir ritim üzerinde sırayla solo atmalarına dayalı yarışma. Savaş. Dalaş. Atışma. Mücadele etmek. Meydan savaşı.

Bridle : Gem. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Ata başlık takmak. Zaptetmek. Yular takmak. Frenlemek. Başkaldırmak. Kızmak. Yular.

Rebeller : Başkaldırmak. İsyan etmek. Asilik etmek. Ayaklanmak. İsyankar. İsyancı. Asi. İsyan çıkarmak.

Buck : Sıçramak. İtiraz etmek. İtaatsizlik etmek. Bak. Sıçrayıp binicisini düşürmek. Canlandırmak. Antilop, tavşan, geyik gibi bazı hayvanların yetişkin erkeklerine verilen ad. atlarda yukarıya doğru sıçrama. Erkek kızılderili.

Bearding : Kılçık. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Meydan okumak. Başak dikeni. Sakalından tutmak. Sakal. Püskül. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız.

Cannoned : Bombardıman etmek. Karambol yapmak. İncik kemiği. Mil. Çarpmak. Top. Borbardıman etmek. Karambol bilardo. Bombardıman silahı.

Defy : Karşılaşmaya davet etmek. Dikelmek. Kafa tutmak. Alnını karışlamak. Karşı koymak. Dayanmak. Gücünü aşmak. Meydan okumak.

Clashing : Gümbürdemek. Çarpışan. Çatışmak. Uyuşmamak. Bindirmek. Çarpmak. Anlaşamamak. Uymamak. Çarpışma.

Bridled : Gem vurmak. Dizginlemek. Başkaldırmak. Zaptetmek. Dizginlenmiş. Frenlemek.

Cross swords synonyms : clash, cannoning, beard, revolt against, rebel, argued, defies, brabble, bump, cannon, brabbles, clashed, breach, arguing, battled, clashes, argues, bridling, bump into, contravene, cannons, bumping, bumps, bumped, contravened, contravenes, bridles, bandy words with, brabbled, battling, argue, beards, fly in the face of.