Crowder türkçesi Crowder nedir

  • Kalabalıkta bulunan kişi.
  • Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
  • Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

Crowder ingilizcede ne demek, Crowder nerede nasıl kullanılır?

Crowders : Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Kalabalıkta bulunan kişi. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Crowded : Tıkış tıkış. Mahşeri. Kalabalık (yer). Dopdolu. Olaylı. Toplanmış (bir yere). Dolu. Sıkışık. Kalabalık.

Crowded profession : Çok rağbet gören meslek. Rağbet gören meslek.

Crowded to overflowing : Tıklım tıklım dolu.

Crowdedness : Kalabalıklık. Kalabalık olma durumu. Tıka basa dolu olma niteliği. Tıkış tıkışlık. Dopdoluluk.

Crowd out : Dışarıya itelemek. Sıkıştırarak çıkarmak. Yer bırakmamak.

Crowd pulling : İlgi çekici. Kalabalığın ilgisini çeken.

Crowd of extras : Bir filmdeki bütün figüranlar; bu figüranların hep bir arada bulunması durumu. Figüran topluluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Overcrowded : Fazla kalabalık. Tıka basa dolu. Tıklım tıklım. Çok kalabalık. Aşırı kalabalık.

Crowd in : İtiş kakış ilerlemek. Kalabalıkta zorlukla hareket etmek. Kalabalığı yararak ilerlemek.

İngilizce Crowder Türkçe anlamı, Crowder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crowder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Huddled : Çömelmiş. Yere yakın alçalma. Kalabalıklaşmış. Bir araya toplanmış.

Jam packed : Tıka basa dolu. Balık istifi. Kalabalık. Hıncahınç. Çok kalabalık.

Mob : Toplanmak. Serseri türkümü. Gürültücü kalabalık. Başına üşüşmek. Kalabalık. Ayaktakımı. Halk tabakası. Hücum etmek. Etrafına toplanmak. Çevresini sarmak.

Huddle : Bir işi acele ve üstünkörü yapmak. Tıkıştırmak. Birbirine sokulup sarılmak. Yumaklanmak. Aceleyle giyinmek. Sürmek. Düzensiz ve karışık toplanmış eşya. Toplanmak. Birbirine sokulmuş insanlar. Toplamak.

Press : Acil olmak. Sıkıştırmak. Bastırmak. Zorlamak. Baskı. Ütülemek. Basım. Baskı yapmak. Sıkmak.

Rabble : Ayaktakımı. Güruh. İnsan sürüsü. Gelberi. Gelberi ile karıştırmak. İnsan kalabalığı. Maden eriyiğini karıştırmaya yarayan çubuk. Parya. Gürültücü kalabalık. Ayaktakımıdan kalabalık.

Troop : Birlik. Sürü. Alay. İzci türkümü. Topluluk. Türküm. Ç.askerler. Cemaat. Takım. Kıta.

Thronged : Kalabalık.

Jam : Tıkamak. Sıkmak. Takılmak. Sıkıştırarak bir geçidi doldurmak. Kıstırmak. Tıkmak. Hareketsiz kalmak. Sıkışıklık. Kenetlenmek.

Swarm : Sarılarak tırmanmak. Yığılmak. Karıncalanmak. Tırmanmak (tutunarak). Den geçilmemek. Doluşmak. Toplanmak. Kovanı terketmek. Oğul vermek. Dolup taşmak.

Crowder synonyms : rout, horde, flock, army, phalanx, crush, assemblage, crowders, drove, packed, jammed, gathering.

Crowder zıt anlamlı kelimeler, Crowder kelime anlamı

Uncrowded : İnsanlarla dolu olmayan. Tenha. Kalabalık olmayan.

Crowder ingilizce tanımı, definition of Crowder

Crowder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fiddler. One who crowds or pushes. One who plays on a crowd.