Troop türkçesi Troop nedir

  • Sürü.
  • Toplanmak.
  • Alay.
  • Birlik.
  • Topluca ilerlemek.
  • Küme.
  • Kıta.
  • Topluluk.
  • Türküm.
  • Takım.
  • Cemaat.
  • İzci türkümü.
  • Süvari bölüğü.
  • İzci grubu.
  • Grup.
  • Tabur.
  • İlerlemek.
  • Bölük.
  • Ç.askerler.

Troop ile ilgili cümleler

English: American troops stayed in Nicaragua until 1933.
Turkish: Amerikan askerleri 1933 yılına kadar Nikaragua'da kaldı.

English: British troops held that area.
Turkish: İngiliz birlikleri o alanı zorla işgal ediyorlar.

English: Bush didn't send troops to annihilate other countries.
Turkish: Bush diğer ülkeleri ortadan kaldırmak için askeri birlikleri göndermedi.

English: Additional troops were needed.
Turkish: Takviye birliklere ihtiyaç vardı.

English: "Special forces might do a lot of things that regular troops wouldn't do" "Like torture?" "I won't answer this question"
Turkish: "Özel kuvvetler düzenli birliklerin yapmayacağı birçok şeyi yapabilir" "İşkence gibi mi?" Bu soruya cevap vermeyeceğim."

Troop ingilizcede ne demek, Troop nerede nasıl kullanılır?

Troop away : Topluca gitmek. Gitmek.

Troop carrier : Asker taşıyan araç. Kıta nakliye uçağı. Asker taşıma uçağı. Zırhlı asker taşıyıcı. Asker taşıma aracı.

Troop carrying vehicle : Asker taşıyan araç.

Troop movement : Kıta hareketi. Kıta intikali.

Troop off : Topluca gitmek.

 

Troop train : Askeri katar. Askeri tren.

Troop together : Toplanmak.

Trooped : Grup. Toplanmak. Birlik. İlerlemek. Tabur. Küme. Topluca ilerlemek. Sürü. Topluluk. Kıta.

Troop up : Toplanmak.

Airborne troop : Hava indirme kıtası. Hava indirme birlikleri.

İngilizce Troop Türkçe anlamı, Troop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Troop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fleering : Eğlenme. Taklit etmek. Taşlamak. Alay etmek. Eğlenmek. Küçümsemek. Dalga geçmek. Alayla gülümsemek. İstihza.

Be gathered : Derlenmek. Harmanlanmak.

Fleet : Seyretmek. Filo. Yürük. Park. Donanma. Çabuk. Çevik. Süratli. Fani.

Categories : Zümre. Kategori. Sınıf. Bölüm. Kategoriler.

Presses : Baskı yapmak. Zorlamak. Acil olmak. Preslemek. Sıkmak (limon vb.). Sıkmak. Sıkıştırmak. Basmak. Ütülemek.

Apparatus : Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi. Malzeme. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Düzenek. Makine. Vasıta. Cihaz. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Aygıt, cihaz, alet.

Fellowship : Arkadaşlık. Dernek. Burs. Başkasının halinden anlama. Kurum. Üyelik (bilim kurumunda). Duygularını paylaşma. Duygu birliği. Paydaşlık. Birdem vakfı.

Droves : Yığın. Kalabalık.

Bodies : Beden. Cisim. Büyük kısım. Gövde. Ceset. Kuruluş. Vücut. Hacim. Karoser.

Banks : Uçağın bir yana yatması. Yığın. Alabama eyaletinde şehir. Banka. Bankalar. Banko. Tuş arası (müzik terimi). Silindir arası (motor). Kıyı.

Troop synonyms : army unit, squadron, collaborations, covey, agglomerating, fleered, squads, contingent, cavalry, battalions, builds, trooped, cliques, bevies, clump, assembly, armies, congregation, continents, coveys, community, clumps, body, gained, churched, flight, crew, batteries, drove, agglomerations, landmass, flourish, clans.

 

Troop ingilizce tanımı, definition of Troop

Troop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come or gather in crowds or troops. A number. To move in numbers. A company. [Bakınız: Boy scout], above. A collection of people. A multitude.