Crummie türkçesi Crummie nedir

  • (iskoç dilinde) eğri boynuzları olan inek.

Crummie ingilizcede ne demek, Crummie nerede nasıl kullanılır?

Crummier : Kırıntılarla dolu. Tiksindirici. Kötü. Köhne. Bakımsız. Daha aşağı nitelikte olan. Tapon.

Crummies : Crummie. (iskoç dilinde) eğri boynuzları olan inek.

Crummiest : Daha aşağı nitelikte olan. Kırıntılarla dolu. Köhne. Tapon. Bakımsız. Kötü. Tiksindirici.

Crummy : Ucuz. Bakımsız. Tiksindirici. Kırıntılarla dolu. Daha aşağı nitelikte olan. Köhne. Tapon. Kötü. İkinci kalite. Pis.

Scrummage : İtip kakma. Çarpışma. Saldırı (amer. fut.). Saldırış. İtişip kakışma. Hamle (amer. fut.).

Crumbers : Masa süpürgesi. Tesviye bıçağı.

Crumbles : Parçalanmak. Yıkılmak. Parçalamak. Düşmek. Ufalamak.

Crumble up : Un ufak olmak. Küçük parçalara ayrılmak.

Crumble : Ufalanmak. Ufalamak. Un ufak olmak. Ekmek vb ufaltmak. Düşmek. Parçalanmak. Parçalamak. Çökmek. Harab olmak. Çok küçük parçalara ayırmak.

Crumb : Kırıntı. Değersiz kimse. Zerre. Bilgi kırıntısı. Ekmek kırıntısı. Parça. Ufalamak. Ekmek içi. Galetaya bulamak.

İngilizce Crummie Türkçe anlamı, Crummie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crummie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cheap : Bayağı. Uğraşsız. Aciz. Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. Adice. Kalitesiz. Cimri. Kolay. Ucuzlatmak.

Tinny : Teneke gibi. Teneke gibi ses çıkaran. Bira tenekesi. Boktan. Tenekeden. Beş para etmez. Kalaylı. Tenekemsi. Tiz ve çirkin (madeni ses). Tenekeli.

Inferior : Ast olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Alt, alt taraf. İkinci derecede. İnferiyor. Kalitesiz. Aşağı derecede olan şey. Bayağı. Aşağı derecede olan kimse. Ast rütbede.

Bum : Boş gezenin boş kalfası. Dilenci. Anaforcu. Aylak aylak dolaşmak. Aylaklık etmek. Otlakçılık yapmak. Dilenmek. Otlakçı. Otlakçılık etmek. Otlanmak.

Cheesy : Sıradan. Peynir kıvamında. İşe yaramaz. Peynire benzeyen veya peynir içeren. Berbat. Ucuz. Kötü kaliteli (argo terim). Banal. Kötü. Peynirli.

Crumple : Kırıştırmak. Buruşturmak. Devirmek. Kırışmak. Buruşmak. Örselemek. Çökertmek. Düşmek. Örselenmek. Çökmek.

Chintzy : Adi. Kötü. Kreton.

Punk : Pankçı. Çeteci. Aşağılamak. Saçmalık. Değersiz tip. Serseri. Yemlik. Çürük tahta. Boş laf. Kav.

Break down : Yıkmak. Baskıya dayanamamak. Kendinden geçmek. Bozmak. Bozulmak. Bölmek. Kırmak. Parçalamak. Yıkılmak. Çökmek.

Collapse : Çöktürmek. Portatif olmak. Katlanmak. Çöküş. İçgüçlerin etkisiyle, yerkabuğunun bir bölümünün asal durumunu yitirerek alçalması. Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. vazodepresyon. Sönmüş, çökmüş. Yıkılış. Çökertmek. Kollaps.

Crummie synonyms : change integrity, tumble, sleazy.

Crummie zıt anlamlı kelimeler, Crummie kelime anlamı

Superior : Üstün nitelikli. Üstün. Üst. Amir. Kibirli. Üst orun. Üstteki. Daha kuvvetli. Yüksek.

Stay : Erteleme. Germek. Ertelemek. Durmak. Oyalanmak. Sabitlemek. Önlemek. Durdurmak. Kalmak. İkamet etmek.