Cuddling türkçesi Cuddling nedir

Cuddling ile ilgili cümleler

English: I saw a young couple cuddling on a park bench.
Turkish: Bir park bankında genç bir çiftin sarıldığını gördüm.

English: I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Turkish: Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.

English: They were cuddling on the couch.
Turkish: Onlar kanepede birbirlerine sarılıyordu.

Cuddling ingilizcede ne demek, Cuddling nerede nasıl kullanılır?

Cuddlier : Sevgili. Yumuşacık. Sevimli. İnsanın sarılası gelen. Kucaklanası.

Cuddliest : Sevgili. Sevimli. İnsanın sarılası gelen. Kucaklanası. Yumuşacık.

Cuddle : Sokulmak (birbirine). Sarılıp yatma. Sarılma. Kucağına alıp okşamak. Kucaklama. Birbirine sokulmak. Kucaklamak. Kucaklaşmak. Sarılmak.

Cuddle up : Birbirine sokulmak. Sokulmak. Sarılıp yatmak. Kucaklaşmak.

Cuddle up to : Sokulup sarılmak. Sokulmak. Sokulup yaslanmak.

Cuddy : Göz. Gemi mutfağı. Odacık. Gemi salonu. Kamara (güvertede). Küçük kamara veya kiler. Küçük kamara. Dolap. Güverte kamarası.

Cuddly : Sevgili. Yumuşacık. İnsanın sarılası gelen. Kucaklanası. Sevimli.

Scudding : Rüzgarı tam pupadan veya pupaya yakın bir yönden alarak yapılan yelken seyri. Pupa yelken. Rüzgarla sürüklenmek. Sürüklenmek. Pupa yelken gitmek. Hızla gitme. Hızla hareket etmek.

 

Scuddle : Acele etmek. Aceleyle koşmak. Sıvışma. Tüymek.

Cuddled : Kucaklamak. Sarılmak.

İngilizce Cuddling Türkçe anlamı, Cuddling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cuddling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hug : Benimsemek. Sımsıkı tutmak. Pek yaklaşmak. Kucaklamak. Bağrına basma. Sarılmak. Kucaklaşmak. Sıkıca kucaklamak. Sevgiyle sarılmak. Kıyıdan gitmek.

Enfolding : Katlama. Kaplama. Sarmalama. Kucaklama. Çevresini sarma. Kapsama. Kat kat sarma. Çevreleme. Kuşatma.

Smooching : Öpme. Öpüşüp koklaşmak. Öpüşmek. Öpüşerek dans etmek.

Crossing over : Krosingover. Krossing over. Homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri arasında genlerin karşılıklı olarak değiştirilmesi. kiyazmalar krosingoverin göstergesidir. krosover. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mayoz bölünme esnasında homolog kromozomlar arasında genetik materyal değişimi. bu biçimde bir doğal rekombinasyon sağlanır. Arkuruşma.

Embrace : Bağrına basma. Ele geçirmek. Kucaklamak. Bir dine girmek. Kapsamak. Beslemek (ümit). İhata etmek. Bağrına basmak. Sahiplenmek. Kabul etmek.

Petting : Yiyişme. Okşama. Şakacı. İlişkiye girmeden sevişme. Sevişme. Cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks.

Convolutions : Konvolüsyonlar. Kıvrım. Dürülme.

Cuddles : Birbirine sokulmak. Sarılmak. Sokulmak (birbirine). Kucağına alıp okşamak. Sarılıp yatma. Kucaklamak. Kucaklama. Kucaklaşmak.

Enwinding : Bukle yapmak. Dolanmak. Kuşatmak. Dolaşma. Çevrelemek. Etrafını çevirmek. Sarmak.

 

Stimulation : Dürtme. Bir uyarının sinir hücresinde oluşturduğu kimyasal veya elektriksel değişmeler, stimülasyon. . Uyartı. Bir duyu örgenini ya da tüm bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne ya da durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Harekete geçirme. Stimülasyon. Dürtü. Uyarılma. Uyandırma, uyarma, tembih, uyarım.

Cuddling synonyms : snogging, convolution, enfoldings, clinch, snuggling, cuddle, arousal, hugging, foreplay, necking, caressing, kissing, fondling.