Cumulus türkçesi Cumulus nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Orta yükseklikte, saydam olmayan, kalın, donukrenkte bulutlara ve ara türlerine verilen ad. bk. bulut.
  • Bulut kümesi.
  • Küme bulut.
  • Yığınbulut.
  • Kümebulut.
  • Kümülüs.

Cumulus ingilizcede ne demek, Cumulus nerede nasıl kullanılır?

Cumulus cloud : Küme bulut. Kümebulut. Kümülüs. Genellikle iyi havada ortaya çıkan büyük beyaz kabarık bulutlar. Kümülüs bulutları.

Cumulus congestus : Kümülüs konjestus. Konjestus hücre yığını. Kümülüs kongestus.

Cumulus oophorus : Yumurta tepeciği. Yumurtalıkta olgun foliküllerde korona radiyatanın dışında birkaç sıralı yarımada biçimindeki hücreler topluluğu, kumulus ovoforus. Kumulus ovoforus.

Cirro cumulus : Siro kümülüs.

Mammato cumulus : Kümülüs mammatus.

Cumulated effect : Birikimli etki.

Cirrocumulus : Sirrokümülüs. Atmosferin yüksek katmanlarında görülen beyaz şişkin bulut oluşumu. Sirrokumulus. Sirokumulus. Yumakbulut.

Cumulant : Birikinti. Kümülant. Logaritmik moment. Logarıtmik moment.

Fractocumulus : Fraktokümülüs.

Cumulant generating function : Kümülant üreten işlev.

İngilizce Cumulus Türkçe anlamı, Cumulus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cumulus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Scrapheap : Çöplük. Çöp veya hurda yığını. Araba hurdalığı. Hurdaya ayrılmış metal yığını. Çöp alanı. Çöp dökülen alan. Araba mezarlığı. Çöplerin atıldığı bölge. Hurdalık.

Slagheap : Bir maden eritme işlemi esnasında metalden ayrılmış tortu öbeği.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Collection : Para alımı. Para toplama. Biriktiri. Yığın. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. Derlem. Toplanmış yardım. Cibayet. Toplanma. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Stratocumuli : Stratokümülüs. Stratokumulus.

Stack : Yığın. Çatmak. Katlardaki döşemleri birbirlerine bağlıyan düşey boru. Kümelemek. Yığmak. Ek bellek. Kolon. Baca. Çatmak (silah).

Cumulation : Birikme. Yığıştırma. Öbek. Yığın. Kümülasyon. Bir gözlem değeri ya da bir kümenin sıklığını kendisini önceleyen tüm öteki sıklıkların toplamı olarak gösterme. Birikim.

Aggregation : Agregasyon. Bir araya toplanma. Yığışma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yığışım. Küme. Toplanma. Kümelenme. Bir araya gelme. Toplam olma.

Woolpack : Yün paketi. Yün balyası.

Cumulus synonyms : muckhill, muckheap, altocumulus cloud, compost pile, compost heap, mound, agricultural specialisation, altocumulus, agricultural co operative, aboriginal population, pile, air route, thunderhead, cumuli, funeral pyre, pyre, heap, abrasion platform, altimetric profile, shock, assemblage, aluvial terrace, dunghill, ageing of the population, midden, stockpile, cumulus cloud, agrarian geography, agricultural production, afforestation, agglomerate, adventife cone, aluvial coast.

 

Cumulus ingilizce tanımı, definition of Cumulus

Cumulus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the four principal forms of clouds. SeeCloud.