Cuneus türkçesi Cuneus nedir

  • Böcek takımlarından heteroptera'da ön kanadın arkasında yer alan üçgen şekilli kanat bölümü. beynin oksipital lobunun üçgen şeklindeki kısmı.
  • Kuneus.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Cuneus ingilizcede ne demek, Cuneus nerede nasıl kullanılır?

Cuneate : Yaprak ayasının ya da petalin tabana doğru gittikçe incelerek dar üçgen biçimini alması. ön medulla oblongata'da yer alan boz madde çekirdeği. Kama şeklinde. Kuneat.

Cuneate leaf : Baltamsı yaprak. Kama şeklinde yaprak.

Cuneatic : Kama şeklinde. Kama şeklinde çivi yazısı karakterleri içeren.

Cuneiform : Kuneiform. Tablet. Kama şeklinde. Çiviyazısı işaretli. Çiviyazısında kullanılan kama veya ok biçimli işaretlerden oluşan. Kama biçiminde. İlkçağ budunlarından kimilerinin kullandıkları bir tür yazı. V-biçimli yazı. Çiviyazısı.

Cuneiform script : Çivi yazısı.

Corium cunei : Koryum kunei. Tela subcutanea tori’nin öne yönelik sivri kısmının üzerini örten tırnak bölümü.

Cuneiform tablet : Eski uygar budunlardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapma, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. Tablet.

Lacune : Çukur. Lakün. Çöküntü. Küçük açıklık (anatomi terimi). Boşluk. Eksik parça. Aralık. Lakuna.

Cuniform : Kama şeklinde. Çiviyazısı işaretli.

 

Spina cunei : Spina kunei. Atgiller tırnağının cuneus ungulae’sinin iç yüzünde, orta ve uzunlamasına olarak yer alan çıkıntı.

İngilizce Cuneus Türkçe anlamı, Cuneus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cuneus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Wedge shape : Takoz şekli.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Wedge : Çivi. Takılmak. Araya sıkıştırılmak. Yarmak. Sıkışmak. Araya sıkışmak. Takoz. Kama. Golf sopası (amerikan ingilizcesi). Kıskı.

Cuneus synonyms : abacus bodies, acacia, abiotic environment, trigon, abiotic factor, a cells, a chromosome, trilateral, a cell, aardwolf, triangle.