Cusser türkçesi Cusser nedir

  • Müstehcen dil kullanan kimse.
  • Küfreden kimse söven kimse.

Cusser ingilizcede ne demek, Cusser nerede nasıl kullanılır?

Cussers : Müstehcen dil kullanan kimse. Küfreden kimse söven kimse.

Cussed : Ters. Lanetli. İnatçı.

Cussedly : İnatçı bir şekilde. İnatla. Lanetli olarak.

Cussedness : İnatçılık. Lanetlilik. Terslik. Huysuzluk.

Cusses : Lanet. Adam. Küfür. Tip. Delikanlı. Huysuzluk. Sövmek. Genç adam. Herif.

Focusses : Bir noktada toplamak. Odaklamak. Odağı ayarlamak.

Concussed : Sarsmak. Baskı altında tutmak. Kommosyone.

Percusses : Vurmak (muayene). Hafifçe vurmak (muayene).

Be concussed : Beyin sarsıntısı geçirmek.

Focussed : Odağa getirilmiş. Merkezde toplanan. Konsantre olan (bir görev üzerinde, vb.). Anlaşılır yapılmış. Üzerine odaklanılmış. Odaklanmış.

İngilizce Cusser Türkçe anlamı, Cusser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cusser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swear : Yemin ettirmek. Yemin etmek. Andiçmek. Sövmek. Küfretmek.

Blaspheme : Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Allah hakkında kötü konuşmak. Küfretmek. Sövmek. Saygısızlıkta bulunmak. Küfretmek (dine). Kutsal şeylere saygısızlık. Dine küfretmek.

Imprecate : Lanet okumak. Beddua etmek.

 

Tussock : Ot öbeği. Çimen topağı. Sağ demeti.

Bunch : Salkım. Toplamak. Bağlam. Grup. Türküm. Demet yapmak. Deste yapmak. Dermek. Demet. Bir araya toplamak.

Clump : Kümeye eklemek. Küme. Sert adım sesi. Ayakkabı pençesi (kalın). Tok ses. Ağır adımlarla yürümek. Yığmak. Grup. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Ayak patırtısı.

Utter : Çıkarmak (inilti veya ses). Açığa vurmak. Buyurmak. Ses çıkarmak. Basmak. Mutlak. Tam. İfade etmek. Su katılmadık. Basmak (çığlık).

Cuss : Genç adam. Küfretmek. Adam. Küfür. Sövmek. Tip. Lanet. Huysuzluk. Lanetlemek. Delikanlı.

Agglomeration : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Bir araya toplama. Yerleşim yeri. Halter. Yığılma. Küme. Yığışma. Bağlantı noktası. Yığışım.

Verbalize : Söze dökmek. Açıklamak. Sözle ifade etmek. Sözcüklerle ifade etmek. Fiile çevirmek. Sözle anlatmak. İfade etmek. Sözcüklere dökmek. Dile getirmek. Sözlü ifade edilmek.

Cusser synonyms : swad, give tongue to, express, tuft, knot, verbalise, clustering.

Cusser zıt anlamlı kelimeler, Cusser kelime anlamı

Spread : Ekmeğe sürülen şey. Açıklık. Şişmanlık. Sıçramak. Kenara çekilmek. Sürüştürmek. Yaymak. Dağılma. Şölen.

Greater : Boyut veya alan olarak daha geniş. Büyük. Daha önemli olan. Daha büyük.