Cut out for türkçesi Cut out for nedir

Cut out for ile ilgili cümleler

English: I don't think I'm cut out for city life.
Turkish: Şehir hayatına uygun olmadığımı düşünüyorum.

English: Ali isn't cut out for teaching.
Turkish: Ali öğretmenlik için biçilmiş kaftan değil.

English: Ali isn't cut out for this.
Turkish: Ali bunun için biçilmiş kaftan değil.

English: I'm just not cut out for this kind of work.
Turkish: Sadece bu tür iş için biçilmiş kaftan değilim.

English: He's not cut out for teaching.
Turkish: O, öğretmenliğe uygun değildir.

Cut out for ingilizcede ne demek, Cut out for nerede nasıl kullanılır?

Cut : Kes. Diş çıkarmak. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Pay. Kesilmiş. Hadım etmek. Kurgulamak. Sapmak. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması.

Out : Bayılmak. Dışarı. Kendini belli etmek. Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Çıkarmak. Dışarıda. Meydana çıkmak.

For : Çünkü. Bir takımyıldızın adı. Yüzünden. -den dolayı. Zira. Olarak. Nedeniyle. Karşılığında. Yönünden.

 

Be cut out for : Biçilmiş kaftan olmak. (bir iş için) uygun olmak. Uygun konumda olmak. Uygun olmak.

Cut out : Oyundan çıkmak. Kesip çıkarmak. Sollamak amacıyla şerit değiştirmek. Gölgede bırakmak. Stop etmek. Sürüden uzaklaştırmak. Yenmek. Uzatmamak. Çekip gitmek. Durmak.

Cut out the dead wood : Iskartaya çıkarmak.

Be on the look out for : Aramak.

Be out for : Sahip olmayı amaçlamak. Amaçlamak.

Have the work cut out : Çok çalışma ve çaba gerektiren bir işi var. Zor bir görevi olmak. Yapacak zor bir işi olmak.

Reverse current cut out : Motor çalışmadığında doldurma çevrimini açarak akımsakların üreteç üzerinden boşalmasını önleyen çevirgeç. Ters akım kesicisi.

İngilizce Cut out for Türkçe anlamı, Cut out for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut out for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The very thing : Birebir gelen şey. En uygun şey.

Be cut out for : (bir iş için) uygun olmak. Uygun konumda olmak. Uygun olmak.

Be tailor made for : Özel olarak yapılmış olmak.

Be designed to : Uygun olmak.

Fit like a glove : Mükemmel şekilde uymak. Cuk diye oturmak. Tam uymak. Kalıp gibi oturmak. Hokka gibi oturmak. Eldiven gibi uymak. Mükemmel ebatlarda olmak. Tıpatıp uymak. Cuk oturmak.