Cyprus türkçesi Cyprus nedir

  • Kıbrıs.

Cyprus ile ilgili cümleler

English: Cyprus is called "Kıbrıs" in Turkish.
Turkish: Cyprus'a Türkçede "Kıbrıs" denir.

English: Cyprus was a British protectorate.
Turkish: Kıbrıs, bir İngiliz sömürgesiydi.

English: Cyprus is struggling to avoid bankruptcy.
Turkish: Kıbrıs iflası önlemek için mücadele ediyor.

English: What's the minimum salary in Cyprus?
Turkish: Kıbrıs'ta en düşük maaş nedir?

English: In Cyprus, they speak Greek, Turkish and English.
Turkish: Kıbrıs'ta Yunanca, Türkçe ve İngilizce konuşurlar.

Cyprus ingilizcede ne demek, Cyprus nerede nasıl kullanılır?

Cyprus peace operation : Kıbrıs barış harekatı.

Cyprus warbler : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ötleğengiller (sylviidae) familyasından, 12.5 cm kadar uzunlukta, sahillerdeki yamaçlarda, küçük ağaççıklar ve sık çalılar arasında yaşayan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen bir tür. pullu ötleğen. Kıbrıs ötleğeni.

Republic of cyprus : Kıbrıs. Akdeniz'de bir ada cumhuriyeti. Kıbrıs cumhuriyeti.

Un special representative for cyprus : Bm kıbrıs özel temsilcisi.

Cypres : Yaklaşık olarak.

Cypress family : Servi familyası. Servigiller. Reçineli çalı ya da ağaçlar olup yaprakları pulsu ve kiremit dizilişli, meyveleri etli ya da odunsu kozalak yapıda, ülkemizde adi servi (cupressus sempervirens) türü ile temsil edilen bir familya.

 

Cypress : Teksas eyaletinde şehir. Cupressus. Selvi. Kaliforniya eyaletinde şehir. Servi. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Cyprinoid : Havuz balığı.

Cypriot : Kıbrıs. Kıbrıs'a özgü. Kıbrıs'a ait. Kıbrıslı.

Cypresses : Cupressus. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Servi. Kaliforniya eyaletinde şehir. Selvi.

İngilizce Cyprus Türkçe anlamı, Cyprus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cyprus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cyprian : Fahişe. Kıbrıs arısı. Kıbrıs'a ait. Kıbrıslı. Şehvetli. Kıbrıs lehçesi. Orospu. Kıbrıslı kimse. Çapkın.

Mediterranean : Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz. Aralık denizi. Aradeniz. Çevresi karayla çevrili. Kıtalar arası. Akdeniz. Kara ile çevrili. Kapalı (deniz). Akdenizli. Akdeniz'e veya akdeniz bölgesine özgü.

Nicosia : Bir soyadı. Nikosia. Kıbrıs'ın başkenti. Lefkoşa. Lefkoşe.

Cypriot : Kıbrıslı. Kıbrıs'a ait. Kıbrıs'a özgü.

Cypriote : Kıbrıslı. Kıbrıs lehçesi.

Mediterranean sea : Akdeniz. Ara deniz.

Republic of cyprus : Kıbrıs cumhuriyeti. Akdeniz'de bir ada cumhuriyeti.

Cyprus synonyms : capital of cyprus.

Cyprus ingilizce tanımı, definition of Cyprus

Cyprus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A thin, transparent stuff, the same as, or corresponding to, crape. It was either white or black, the latter being most common, and used for mourning.