Döşemeci nedir, Döşemeci ne demek

  • Döşeme yapan kimse
  • Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Sanat yönetmeninin emrinde çalışan, gerekli döşemeyi sağlayan, koruyan, onaran kimse.

Bilimsel terim anlamı:

Mobilyaların kumaş ve benzeri gereçlerle hazırlanan bölümünü yapan sanatkâr.

İngilizce'de Döşemeci ne demek? Döşemeci ingilizcesi nedir?:

clearer-hoor man, stock-keeper

Osmanlıca Döşemeci ne demek? Döşemeci Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

döşemeci

Döşemeci hakkında bilgiler

[Bakınız: döşeme]

Döşemeci tanımı, anlamı:

Döşeme : Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Döşemek işi. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü.

Döşemeci çivisi : Özellikle mobilya döşemeciliğinde kullanılan büyük başlı, gövdesi kare kesitli, sivri uçlu ve siyah renkli çivi.

Döşem : Tesisat.

Döşemecilik : Döşemecinin yaptığı iş.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Perde : Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Doğruyu görmeye engel olan şey. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Seste pes perde. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Katarakt. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey.

 

Koltuk : Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni. Yüksek mevki, makam. Koltuklama veya koltuklanma. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Yapıcılıkta yan destek. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Genelev. Kenar, tenha yer. Kayırma, destek.

Kanepe : Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek. Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat.

Döşemeci yardımcısı : Döşemenin bakımını, ufak tefek düzeltmeleri, onarımları yapan; boyama, yüz değiştirme, kaplama gibi işleri gerçekleştiren kimse.

Diğer dillerde Döşemeci anlamı nedir?

İngilizce'de Döşemeci ne demek? : n. upholsterer, furnisher

Fransızca'da Döşemeci : tapissier/ière [le][la]

Almanca'da Döşemeci : n. Fliesenleger, Polsterer

Rusça'da Döşemeci : n. обойщик (M), укладчик (M), драпировщик (M), мебельщик (M)