Furnisher türkçesi Furnisher nedir

Furnisher ingilizcede ne demek, Furnisher nerede nasıl kullanılır?

Furnishers : Döşemeci. Erkek mağazası. Mobilyacı.

Furnished : Döşeli. Möbleli. Dayalı döşeli. Mefruş (arapça). Döşenmiş. Mobilyalı.

Furnished apartment : Eşyalı ev. Eşyalı daire. Möbleli ev. Mobilya ve gerekli aletlere döşeli apartman dairesi veya daire.

Furnished room : Mobilyalı oda. Dayalı döşeli oda.

Furnished rooms : Mobilyalı oda. Dayalı döşeli oda.

Unfurnished : Möblesiz. Mobilyasız. Döşenmemiş. Donatılmamış. Kuru.

Refurnishes : Yeniden tefriş etmek. Yeniden döşemek. Yeni mobilyalar döşemek. Yeniden donatmak. Yeniden tamamlamak. Yeniden teçhizatlandırmak.

Overfurnished : Çok fazla mobilyalı. Aşırı döşeli. Aşırı eşyalı.

Unfurnished apartment : Döşenmemiş daire. Mobilya içermeyen daire. Mobilyasız apartman.

Furnish information : Bilgi vermek.

İngilizce Furnisher Türkçe anlamı, Furnisher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furnisher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curtain : İç perde. Havalandırma bezi. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Perde. Perdeyi kapatmak. Madencilik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Tiyatro perdesi. Örtmek.

 

Fire : Alev almak. Dağlamak. Ateşe vermek. Ateş almak. Çalışmak (motor vb.). Kovmak. Yakmak. İşten atmak. Püskürtmek. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi.

Upholsterers : Koltukçu.

Fit out : Gerekli ekipmanlarla donatmak. İhtiyaçlarını sağlamak. Elbiselerini giymek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. Teçhiz etmek. Donatmak. Elbiselerini karşılamak.

Transistorize : Transistör donatmak. Transistör kullanmak. Transistorla donatmak. Transistor takmak. Transistör takmak. Transistor kullanmak.

Partner : Yarıcı. Dam. Ortak etmek. Eş. Arkadaş. Tarım işlerinde, iyenin yerini ekip biçerek sağlanan ürünün yarısını alan kişi. Kavalye. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Erkek arkadaş. Şirket sermayesine katılan kişi.

Extend : Uzamak. Büyümek. Devam ettirmek. Erişmek. Sunmak (taziye veya kutlama). Sağlamak. Sürmek. Yardım eli uzatmak. Yaymak. Avcı hattına yayılmak.

Railroad : Demiryolu. Hızla bir yasayı onaylamak. Mecbur etmek. Demiryolu ile donatmak. Demiryolu ile taşımak. Demiryollarında çalışmak. Zorlamak. Meclisten hızla geçirmek. Şimendifer. Tren yolu.

 

Cornice : Uçurumun kenarındaki sert kar kütlesi. Korniş. Perva. Saçak silmesi. Geniş silme. Pervaz. Saçak.

Caption : Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşit yazıyı anlatır terim. Başlık. Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci. Yazı. Altyazı koymak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotoğraf altı yazısı. Başlık yazmak. Altyazı. Tutuklama.

Furnisher synonyms : victual, transistorise, bewhisker, reflectorize, terrasse, reflectorise, machicolate, copper bottom, kern, constitutionalize, haberdasheries, leverage, sanitate, hat, air condition, cabinet maker, interleave, joint, provide, terrace, offer, fit, rim, key, grate, fret, top out, crenelate, wive, date, ramp, causeway, bottom.

Furnisher zıt anlamlı kelimeler, Furnisher kelime anlamı

Take : Yazmak. Hasat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (fotoğraf) çekmek. Çevirim eylemi. Avalanan hayvan miktarı. Götürmek. Reaksiyon. Tutulan balık miktarı. Alınan taş.

Unfurnished : Möblesiz. Mobilyasız. Kuru. Döşenmemiş. Donatılmamış.

Furnisher antonyms : kern.

Furnisher ingilizce tanımı, definition of Furnisher

Furnisher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who supplies or fits out.