Cornice türkçesi Cornice nedir

  • Pervaz.
  • Geniş silme.
  • Perva.
  • Uçurumun kenarındaki sert kar kütlesi.
  • Korniş.
  • Saçak.
  • Saçak silmesi.

Cornice ingilizcede ne demek, Cornice nerede nasıl kullanılır?

Cornices : Korniş. Saçak. Uçurumun kenarındaki sert kar kütlesi. Pervaz. Saçak silmesi. Perva. Geniş silme.

Corniche : Kayalık veya dağ tarafında bulunan sahil yolu. Bir yarın açık yüzüne yapılmış yol. Nice'le menton arasındaki yarlardan geçen birbirine paralel üç yol. Fransız riviera'sında. Korniş.

Cornicle : Küçük boynuz.

Corniculate : Boynuzları olan. Kornikulat. Boynuza benzeyen.

Corniculatus : Kornikulatus. Küçük boynuzlu.

Cornidium : Sifonofor kolonilerinin koloniden ayrılarak serbest yaşayan bireyleri. Kornidyum.

Cornify : Boynuzlaşmak.

Corniest : Çok kullanılan. Tahıl bakımından zengin. Klişe. Modası geçmiş. Mısır. Ele geçirmek. Nasırlı. Bayat. Eski. Tahıl.

Cornily : Modası geçmiş bir halde. Tanecikli bir şekilde. Klişe bir biçimde. Bayat bir şekilde.

Cornificatio : Keratinleşme. Kornifikasyo.

İngilizce Cornice Türkçe anlamı, Cornice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cornice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Film camera : Alıcı. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Kamera. Film makinesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Moulding : Kalıplama. Süsleme. Döküm. Zıh. Silme. Dökümleme. Bir soru çizinliğiyle elde edilmiş bilgilerin nicelendikten sonra bir çizelge içinde topluca özetlenmesi, bk. niceleme. Kalıp parçası.

Ledge : Tepsi kenarı. Çıkıntılı kaya tabakası. Resif. Düz çıkıntı. Güverte altlarında kemerelere ek kiriş. Döküntü. Yatay kuşak. Raf gibi düz çıkıntı. Rafa benzer düz çıkıntı.

Jamb : Kapı veya pencerenin dik yanı veya kenar pervazı. Ayak. Kenar. Port ağzı yan duvarı. Fırın kenar duvarı. Kapı ya da pencere pervazı. Söve. Makas dikmesi.

Stringcourse : Kordon. Kuşak. Sarak. Kiriş. Boylama kiriş.

Supply : Tamamlamak. Stok miktar. Vermek. Gidermek. Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni. bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler. Temin. İkmal. Yerini doldurmak. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Arz.

Dressings : Apre. Sargı. Giydirme. Yapının dış kısmı. Gübre. Pansuman. Sos. Giyme. Salata sosu.

Cinctures : Kuşak. Kemer. Kuşatmak. Çevrelemek. Dolamak. Sarmak.

Falbala : Süs.

Cornice synonyms : curnice pole, drip moulding, canopies, fimbria, framework, jambs, furbelow, dressing, corniche, eave, valance board, fimbriation, cinctured, cincture, cyma, cornices, canopying, valance, fringes, molding, pelmet, falbelo, canopy, fillet, filleting, fringe, curtain rod, furnish, moldings, render, cincturing, provide, eaves.

Cornice ingilizce tanımı, definition of Cornice

Cornice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the cornice of an order, pedestal, door, window, or house. Any horizontal, molded or otherwise decorated projection which crowns or finishes the part to which it is affixed.