Döme nedir, Döme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yayık.

Küçük tepe.

Keşkeklik buğday.

Döme kısaca anlamı, tanımı

Dömek : Küçük tepe: Şu dömeğe çıkalım da biraz hava alalım. Anapara, servet. Ahırlarda gübreyi dışarıya atmaya yarayan delik, küçük pencere. Dövmek

Dömek avı : Aramadan, hazır bulunan av. (Kar yağınca tavşan uzaklaşamaz, çalı dibinde bulunur.).

Dömelmek : Secde eder gibi durmak, arkasını çıkarmak, çıkıntı yapmak. Oturmak. Ayakta durmak. [Bakınız: domalmak]. Çıkıntı yapmak: Sizin evin duvarı yola doğru dömelmiş. Domalmak.

Dömelti : Görmeye engel olan tümsek, yığın.

Dömeltmek : Yuvarlak bir çıkıntı şekline getirmek, tümseklendirmek.

Dömen : Dümen. Dağın sivri ve çıplak tepesi.

Dömet : Tarladaki ekin yığını, demet.

Dömez : Bilecik şehrinde, Söğüt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa kenti, İnegöl belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Keşkek : İyice dövülmüş buğdayın etle birlikte uzun süre kaynatılmasıyla yapılmış olan bir yemek.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Yayık : Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine. Yayılmış, yayvan.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

 

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Keşke : Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek "ne olurdu" anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bir söz, bari, keşki.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

Keşk : Leğen. [Bakınız: keş].

Diğer dillerde Dölüt sıkışması anlamı nedir?

İngilizce'de Dölüt sıkışması ne demek ? : fetal crowding