Düme nedir, Düme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dövmeye.

Düme ile ilgili Cümleler

  • “Müdür beyin onların dümenini bozabilecek bir kudreti olmadığı belliydi.”
  • Ali benim üstümden dümen çevirmeyi sever.
  • “Herhâlde kaçmayı düşünüyor olmalıydı. Yolun kenarındaki tek tük ağaçlara doğru dümen kırdı.”
  • Ali dümeni kavradı.
  • “Başımıza gelenler, son elli yılda ekonominin dümenini elinde tutan sıfırlardan kaynaklanıyor.”
  • Bunların hepsi bir dümendi.

Düme ile ilgili Atasözü veya Deyim

(bir şeyin) dümenini elinde tutmak : yönetmek, istediği yöne doğru götürmek.

(birinin) dümenini bozmak : hileli işe engel olmak.

dümen kırmak : yön değiştirmek.

dümen suyunda gitmek : birine bağımlı olmak, her şeyde ona uyarak davranmak.

dümeni elinde tutmak : yönlendirici durumda olmak.

Düme kısaca anlamı, tanımı

Dümedüz : Düpedüz, açıktan açığa

Dümek : Demet.

Dümelek : Çömelmiş, yüzükoyun.

Dümen çevirmek : Hileye, düzene başvurmak. Ev idare etmek: Bu zamanda kolay mı dümen çevirmek.

Dümen doğrultmak : Yönelmek.

Dümen kullanmak : Bir işi kurnazca yönetmek.

Dümen tutmak : Teknenin gideceği yolu gözleyerek dümeni yönetmek.

Dümen yapmak : Dalavere, hile ile birini kandırmak, aldatmaya çalışmak.

Dümencilik : Dümencinin yaptığı iş. Dümenci olma durumu. En geride olma durumu, sonuncu olma durumu.

 

Dümenden : Yalancıktan, gösteriş olarak.

Dümeni kırmak : Çekip gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.

Dümenine bakmak : Şartlar ne olursa olsun çıkarını gözetmek.

Dümenit : Erken ürün veren buğday. İyi cins buğdayın içinde hastalıklı olanlar.

Dümenler : Uşak ili, Banaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Dümerlemek : Dürmek, sarmak, avuçta sıkmak.

Dümetmek : Üstüne düşmek, bir işi takip etmek.

Gönlünün dümeni bozuk : İsteklerinde, özellikle gönül işlerinde tutarlılık göstermeyen, sık sık istek değiştiren.

Baş dümeni : İyi manevra yapmalarını sağlamak amacıyla gemi veya teknelerin başına yerleştirilen dümen.

Dümen : Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.

Dümen bedeni : Dümen boğazını oluşturmak için boydan boya konulan parça.

Dümen boğazı : Dümenin, dümen yelpazesinden yukarı kalan bölümü.

Dümen neferi : Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. En geride olan.

Dümen suyu : Gemi giderken arkasında bıraktığı köpüklü iz.

Dümen yelpazesi : Geminin ileri veya geri hareketinden meydana gelen su akıntısının baskı yaptığı dümen yüzeyi.

Dümenci : Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.

Dümenevi : Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.

Dümeni eğri : Yan yan yürüyen (kimse).

Dümensiz : Dümeni olmayan.

Diğer dillerde Dülger balığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Dülger balığıgiller ne demek ? : john dorys