Dümenit nedir, Dümenit ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Erken ürün veren buğday.

İyi cins buğdayın içinde hastalıklı olanlar.

Dümenit anlamı, tanımı

Düme : Dövmeye

Dümen : Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.

Hastalıklı : Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Erken : Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Eser.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

İyi : İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

Diğer dillerde Dülger balığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Dülger balığıgiller ne demek ? : john dorys