Dümen nedir, Dümen ne demek
Dümen; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça.
- Yönetim, idare.
- Dalavere, hile

"Dümen" ile ilgili cümle örnekleri
- "Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi?" - O. Kemal
Yerel Türkçe anlamı:
Sigara.
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Aydın şehri, Bozdoğan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Dümen hakkında bilgiler
Dümen, deniz ve hava taşıtlarının sapma hareketini gerçekleştirmesine yarayan, dikey stabilize üzerindeki kumanda yüzeyi. Hidrolik ve joystick olmak üzere iki tür dümen vardır.
Hava araçlarında dümen, irtifa dümeninden ayırmak için genellikle istikâmet dümeni olarak anılır.
Uçağın uçuş sırasındaki tüm hareketleri uçak üzerindeki basınç dağılımına bağlıdır. Sabit kanatlı bir uçak için temel kontrol yüzeyleri, bu yüzeylerin akışa karşı durup onu bozması ve böylece yüksek basınçlı bir bölge oluşturma prensibiyle çalışırlar. Kontrol yüzeylerinin çalıştığı durumlarda uçağın iki zıt tarafındaki basınç simetrisi bozulur ve bu da istenen hareketi sağlar.
Dümen (rudder), genellikle kuyruğun art kenarına yerleştirilir. Pilot sol pedala bastığında dümen sola döner ve dümen üzerinde bir yüksek basınç bölgesi oluşur. Dümen sıfır seviyeye gelmedikçe (nötrlenmedikçe) uçak sapma hareketine devam eder. Bazı uçaklarda dümen üzerinde fletner (trim) tab bulunur.
Dümen ile ilgili Cümleler
- Bunların hepsi bir dümendi.
- Ali benim üstümden dümen çevirmeyi sever.
- Ali dümeni kavradı.
Dümen tanımı, anlamı:
Hava : Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çekicilik. Gökyüzü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Çevreyi kuşatan boşluk. Tarz, üslup. Müzik parçalarında tür. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Keyif, âlem. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Esinti.
Deniz : Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Aydaki düzlükler.
Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.
Dümen çevirmek : Hileye, düzene başvurmak.
Dümen kırmak : Yön değiştirmek.
Dümen kullanmak : Bir işi kurnazca yönetmek.
Dümen tutmak : Teknenin gideceği yolu gözleyerek dümeni yönetmek.
Dümen yapmak : Dalavere, hile ile birini kandırmak, aldatmaya çalışmak.
Dümeni elinde tutmak : Yönlendirici durumda olmak.
Dümeni kırmak : Çekip gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.
Dümenine bakmak : Şartlar ne olursa olsun çıkarını gözetmek.
Dümenini bozmak : Hileli işe engel olmak.
Dümenini elinde tutmak : Yönetmek, istediği yöne doğru götürmek.
Dümen bedeni : Dümen boğazını oluşturmak için boydan boya konulan parça.
Dümen boğazı : Dümenin, dümen yelpazesinden yukarı kalan bölümü.
Dümenevi : Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.
Dümen neferi : En tembel. En geride olan. Gemilerde dümeni kullanan kimse.
Dümen suyu : Gemi giderken arkasında bıraktığı köpüklü iz.
Dümen yelpazesi : Geminin ileri veya geri hareketinden meydana gelen su akıntısının baskı yaptığı dümen yüzeyi.
Dümeni eğri : Yan yan yürüyen (kimse).
Serdümen : Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.
Baş dümeni : İyi manevra yapmalarını sağlamak amacıyla gemi veya teknelerin başına yerleştirilen dümen.
Dümen suyunda gitmek : Birine bağımlı olmak, her şeyde ona uyarak davranmak.
Dümenci : Dalavereci, hileci, düzenbaz. En tembel. Gemilerde dümeni kullanan kimse.
Dümensiz : Dümeni olmayan.
Gönlünün dümeni bozuk : İsteklerinde, özellikle gönül işlerinde tutarlılık göstermeyen, sık sık istek değiştiren.
Verme : Vermek işi.
Doğrultu : Yön, istikamet. Tutulan, izlenen yol. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum.
Götürme : Götürmek işi.
Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.
Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Pasaj. Müzik eseri. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.
Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.
İdare : Hoş görme, göz yumma. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Tutum. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam. Bir kurumun işlerini yürüten kurul. Yetinme. İdare kandili veya lambası. Yönetme, yönetim, çekip çevirme.
Sapma : Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. Sapmak işi. Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi.
Dalavere : Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun.
Hile : Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika.
Dümen doğrultmak : Yönelmek
Dümencilik : Dümencinin yaptığı iş. argo Dümenci olma durumu. argo En geride olma durumu, sonuncu olma durumu. İlgili cümle: "Bu dümencilikle okulu on yılda zor bitirir"
Dümenden : Yalancıktan, gösteriş olarak.
Dümenit : Erken ürün veren buğday. İyi cins buğdayın içinde hastalıklı olanlar.
Dümenler : Uşak şehri, Banaz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Diğer dillerde Dümen anlamı nedir?
İngilizce'de Dümen ne demek? : n. rudder, steering wheel, wheel, trick, cheat, cabal, dope, helm, rig
Fransızca'da Dümen : gouvernail [le], barre [la], combine [la], dérive [la]
Almanca'da Dümen : n. Ruder, Steuer, Steuerrad
Rusça'da Dümen : n. руль (M), кормило (N), проделка (F)
adj. штурвальный

Bu kısımda Dümen nedir? Dümen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dümen tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dümen hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.