Rudders türkçesi Rudders nedir

  • Yönetim.
  • Dalavere.
  • Malt karıştırma küreği.
  • Hava ve deniz taşıtlarında taşıta yön vermeye yarayan hareketli parça (dümen).
  • Dümen.
  • İdare.
  • Hile.
  • Kılavuz.
  • Uçağın sağa sola yönünü değiştirmek için kullanılan uçuş kumanda yüzeyi.
  • Kuyruk dümeni.

Rudders ingilizcede ne demek, Rudders nerede nasıl kullanılır?

Rudder bar : Dümen pedalı. Direksiyon çubuğu.

Balanced rudder : Dengeli dümen. Kararlı istikamet düzeni.

Double rudder : Çift istikamet dümeni.

Like a ship without a rudder : Serseri mayın gibi.

Rudder : Dümen bedeni. Dalavere. Hile. Rehber. Hava ve deniz taşıtlarında taşıta yön vermeye yarayan hareketli parça (dümen). Kılavuz. Uçağın sağa sola yönünü değiştirmek için kullanılan uçuş kumanda yüzeyi. Malt karıştırma küreği. Dümen. Kuyruk dümeni.

Rudd : Sazangiller familyasından olup, tatlısularda yaşayan ve birçok asalak solucanın arakonakçılığını yapan balık türü. Kızılkanat. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 25-30 cm kadar uzunlukta yüzgeçleri kırmızı, avrupa ve anadolu'da tatlı sularda yaşayan bir tür. İowa eyaletinde şehir.

Rudderpost : Dümen çubuğu.

Ruddy : Yanağından kan damlayan. Elma gibi. Angudi. Kanlı canlı. Al. Sağlıklı. Al yanaklı. Kırmızı. Lanet olası. Yanaklı.

 

Ruddiest : Al. Kahrolası. Yanağından kan damlayan. Elma gibi. Kıpkırmızı. Yanaklı. Al yanaklı. Angudi. Sağlıklı. Kanlı canlı.

Ruddily : Kırmızı bir renkle. Kızarmış bir şekilde.

İngilizce Rudders Türkçe anlamı, Rudders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rudders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defraudment : Kazık atma. Sahtekarlık. Dolandırma.

Chicanery : Aldatma. Düzen. Hilekarlık. Şike. Safsata.

Baedeker : Yolculuk rehberi.

Deceit : Namussuzluk. Üçkağıt. Yalancılık. Yamuk. Kazık. Düzenbazlık. Kötüye kullanma. Dolandırıcılık. Aldatma.

Surface : Yüzölçümü. Cilalamak. Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram. Yüzey. Yerüstü. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Dış görünüş. Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Yüzeye çıkmak. Kanat (uçak).

Command : Hakimiyet. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Buyruk. Emretmek. Buyurmak. Yönetmek. Layık olmak. Tepeden görmek. Kumanda etmek.

Airfoil : Aerodinamik profil. Kanat ucu. Uçak kanadı. Uçağın kalkış gücüne destek olmak üzere tasarlanmış eğimli yüzeylerden her biri. Kanat. Erfoyil. Ayrofoil. Erfoil. Kanatçık. Hava dümeni.

Adulteration : Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Tağşiş. Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Kandırma. Yemde doğal olarak bulunabilen fakat hayvanlara zararlı etki yapmayacak düzeylerde olanların dışında yemlere zehirli ve zararlı olabilecek madde, yabancı ot tohumu, besleme değeri olmayan madde, emniyetli olmayan pestisit veya kimyasal madde; tolerans sınırını aşacak miktarlarda boya, konservatif vb. katkı maddelerinin katılması; yemdeki değerli maddelerin tamamı veya bir kısmı yerine daha az değerli maddelerin katılması işlemi. herhangi bir gıdanın veya malzemenin özelliklerini bozacak bir şeyle karıştırılması, hile. Aldatma. Seyreltme. Malın niteliğini sorma. Karıştırma.

 

Vibrate : Titretmek. Titremek.

Governing : Yol gösteren. İdare edem. İdare eden. Hükmeden. Hüküm süren. Ana. Baş. Yöneten. Yönetme.

Rudders synonyms : control surface, humbugs, adviser, administration, arts, gammons, baedekers, dopes, steering wheel, canards, dispensation, direction, chancelleries, blueprinted, guide line, cantrip, cheat, cheating, bushing, guidance, chicanes, disposal, bilk, conductor, conns, humbugging, admin, aerofoil, governments, helming, guide book, conductors, fiddles.

Rudders zıt anlamlı kelimeler, Rudders kelime anlamı

Unformed : Biçimlendirilmemiş. Oluşmamış. Şekilsiz. Gelişmemiş. Yaratılmamış. Şekillenmemiş. Biçimsiz. Biçimlenmemiş.