Damme türkçesi Damme nedir

  • Allan beni kahretsin!.
  • Allah belamı versin!.

Damme ingilizcede ne demek, Damme nerede nasıl kullanılır?

Dammed : Baraj yapmak. Engellemek. Barajla çevrilmiş. Set çekmek. Barajlanmış.

Dammed lake : Oluşumu, yarı kapalı bir çukurun doğal yollarla tıkanmasına bağlı olan ve birçok türleri bulunan göller. Set gölü.

Moraine dammed lake : Buzul taş gölü. Açık yanı buzul taşlarla tıkanıp kapanan çukurlarda oluşan göl. bk. set gölleri.

Dammar : Bir çeşit reçine. Ağaç reçinesi. Vernik yapımında kullanılan sert reçine.

Damming : Baraj yapmak. Engellemek. Kent. Büğemek. Zapt etmek. Hazne. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Engel. Set çekmek. Baraj.

Aswan dam project : Asvan barajı projesi.

Clay dam : Kil baraj.

Dam up : Engellemek. Frenlemek. Bastırmak. Set çekmek. Baraj yapmak.

Dam lake : Akarsular üzerine yapılan barajlarda toplanan su kütlesi. Baraj gölü.

Damming up : Set çekmek. Bastırmak. Engellemek. Frenlemek. Baraj yapmak.

İngilizce Damme Türkçe anlamı, Damme eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Damme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adult female : Erişkin kadın.

Skirt : Kenarını bastırmak. Etek. Kenar. Uzak durmak. Kadın. Baştan savmak. -e dokunmamak. Kenarından gitmek. Etrafından geçmek (bir yerin). Etek ile örtmek.

 

Madame : Bayan. Hanımefendi. Madam.

Woman : Hatun. Bayan. Karı. Zenne. Kadın. Gaco. Metres. Kancık. Hanım. Kadınlar.

Gentlewoman : Hanımefendi. Kibar kadın.

Bird : Manita. Kız. Kuş. Güdümlü mermi. Uydu. Kus. Tip. İnsan. Adam.

Missy : Bayan. Gençkız. Küçük hanım (hizmetçi tarafından).

Lady : Sevgili. Sevilen kadın. Hanımefendi. Bayan. Hatun. Leydi. Kadın. Eş. Hanım.

Young lady : Genç kız. Genç kadın. Genç bayan. Hanım kız.

Wench : Hizmetçi kız. Genç kadın. Zamparalık etmek. Fahişe. Fahişelerle düşüp kalkmak. Kız. Genç kız. Orospu.

Damme synonyms : fille, ma'am, grande dame, madam, doll, young woman, chick, miss, girl.

Damme zıt anlamlı kelimeler, Damme kelime anlamı

Man : Yeterince insan olmak. Adam. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam vermek. Adam yerleştirmek. İnsan. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Erkek. Adam atamak.