Dandles türkçesi Dandles nedir

Dandles ingilizcede ne demek, Dandles nerede nasıl kullanılır?

Dandle : Oynatmak. Okşamak. Çocuğu hoplatmak. Hoplatmak. Zıplatmak. Şımartmak. Sevmek. Hoppala yaptırmak.

Dandled : Hoppala yaptırmak. Şımartmak. Hoplatmak. Oynatmak. Sevmek. Zıplatmak. Çocuğu hoplatmak. Okşamak.

Dandler : Okşayan kimse. Seven kimse. Seven kişi.

Dandlers : Seven kişi. Seven kimse. Okşayan kimse.

Dandling : Zıplatmak. Hoplatmak. Şımartmak. Hoppala yaptırmak. Oynatmak. Okşamak. Sevmek. Çocuğu hoplatmak.

Dandelion : Karahindiba.

Dandered : Öfke. Hayvan kepeği. Hiddet. Öfkelenmek. Kızdırmak. Dander.

Dandelion green : Karahindiba yeşili. Karahindiba yaprağı.

Danders : Dander. Hayvan kepeği. Öfke. Öfkelenmek. Hiddet. Kızdırmak.

Dandies : Filika. Yetkin kimse. Şık. Telli bebek. Kusursuz şey. Küçük yelkenli. Yole. En iyi nitelikte. Züppe. Gösteriş düşkünü.

İngilizce Dandles Türkçe anlamı, Dandles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dandles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handbarrow : El arabası. El ile itilen veya çekilen küçük araba. Teskere. Dört kollu taşıma kabı. Tekerlekli el arabası.

 

Mismanage : Kötü yönetmek. Kötü idare etmek. İdare edememek.

Handcart : El arabası. Çekçek.

Spatula : Ispatula. Toz veya küçük parçalar durumundaki maddeleri almak ve ölçümlerinde kullanılan için kullanılan, cam, metal veya porselenden yapılmış bir ucu kaşık biçiminde olan laboratuvar malzemesi. Dilbasan. Mala. Mablak. Boya bıçağı. İspatula. Deney kaşığı. Spatül.

Baby : Bebek. Henüz süt emme çağında bulunan çocuk; genellikle bir yaşından daha küçük olan çocuğa verilen ad. Aşırı bir özenle bakmak. Bala. Hayvan yavrusu. Bebeksi. Çocuk. Her ihtiyacını karşılamak.

Hop : Sekmek. Sektirmek. İlk sıçrama. Tek bacak üstünde zıplamak. Uçak yolculuğu. Atlamak. Şerbetçiotu. Sıçramak. Oynamak.

Dislocate : Sarsmak. Şaşırtmak. Yerinden çıkarmak. Bozmak. Kaydırmak. Yerinden çıkmak. Yerinden oynatmak. Altüst etmek. Yerinden çıkartmak. Çıkarmak (eklem).

Cares : İlgi duymak. Merak etmek. Umurumda olmak. Özen göstermek. İlgilenmek. Beğenmek. Endişelenmek. Önem vermek. Önemsemek.

Work : Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. İş. Sızdırmak (para). İşlemek. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Eser. Başarılı olmak. Emek.

 

Babying : Aşırı bir özenle bakmak. Yavru. Bebeksi. Hayvan yavrusu. Bebek muamelesi yapmak. Her ihtiyacını karşılamak. Çocuk. Bebek.

Dandles synonyms : eating utensil, cheese cutter, rug beater, french telephone, mop handle, broom handle, ax handle, rake handle, axe handle, get to grips, come to grips, cricket bat, go cart, hoe handle, cart, flatters, be in love with, baseball bat, carry on, cossets, coddled, juggle, fondled, be fond of, hand tool, ladle, helve, dispose of, cosher, canoodling, pushcart, carpet beater, administer.

Dandles zıt anlamlı kelimeler, Dandles kelime anlamı

Disorganise : Dağınık hale getirmek. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Altüst etmek. Karmakarışık etmek. (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır).

Disorganize : Düzenini bozmak. Karıştırmak. Altüst etmek. Karmakarışık etmek.

Right : Tam olarak. Doğrudan doğruya. Doğru. Cidden. Tam. Dosdoğru. Doğrulmak. Çeki düzen vermek. Gayet. Hak.