Datives türkçesi Datives nedir

  • İsmin -e hali.
  • Datif.
  • Yönelme durumu.
  • İsmin e hali.
  • İsmin e halinde olan.
  • İsmin e halindeki sözcük.
  • (ismin) -e takısı.
  • Dolaylı nesneyi gösteren.
  • Resmen atanmış.

Datives ingilizcede ne demek, Datives nerede nasıl kullanılır?

Sedatives : Yatıştırıcı. Sedatifler. Sakinleştirici.

Dative bond : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Nokta bağ. Noktabağ. Kimyasal bağın, iki eksicik anlamında üst üste iki nokta ile gösterilmesiyle oluşan simge.

Dative case : İsmin e hali. İsmin-e hali. Datif. İsmin e halindeki sözcük.

The dative : İsmin -e hali. Datif.

Dative : İsmin e halindeki sözcük. İsmin -e hali. Yönelme durumu. Yaklaşma, yönelme bakımlarından adın karşıladığı nesneyi fiile bağlayan durum. bu durum (-a), -(y)a yönelme durumu ekiyle karşılanır: ne kadar çaresiz bir şey istediğini bu yumurcağa anlatmağa imkan yoktu (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 72). hakimlikten istifası, kasabaya gelip avukatlığa başlayışı ve nihayet onu da bırakarak çiftliğe çekilişi, artık hep bu yorumun çerçevesi içindedir (t. buğra, yalnızlar, s. 121). yola koyuldular. doktor hizmetkarların kaldığı evlere doğru yöneldi. şükrüye de o zaman taraçadan inip bardakları toplayıp mutfağa taşıdı (t. buğra, göst. e., s. 174), sabri, geçen seferler bu ağaca hiç dikkat etmediğini düşündü (a. h. tanpınar, yaz yağmuru: yaz yağmuru, s. 65); evvel zaman içinde, muhtelif vilayetlere gönderilmiş bir vali, ahaliye zulmeder, hakimler bilhassa idam kararlarına imza vermezler, onunla hiç biri geçinemezlermiş (a. ş. hisar, geçmiş zaman fıkraları, s. 13) vb. Datif. İsmin e halinde olan. Resmen atanmış. Dolaylı nesneyi gösteren. İsmin e hali.

 

Degradative plasmid : Değişik molekülleri indirgemeye yarayan genleri içeren plazmit. İndirgeyici plazmitler.

Denudative : Soyma. Çıplak hale getirme. Açma.

Elucidative : Bilgilendirici. Aydınlatıcı. Açıklayıcı.

Accommodativeness : Uyumlu olma niteliği. Uyumluluk.

Exudative diathesis : Eksudatif diatez. Civcivlerde e vitamini yetersizliğine bağlı olarak gelişen ve kılcal damarların geçirgenliğinin bozulması sonucu deri altı yağ dokusunda yaygın ödemle belirgin bir damar hastalığı.

İngilizce Datives Türkçe anlamı, Datives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Datives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Person : Beden. Kişi. Kişilik. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Kimse. Vücut. Karakter (tiyatro terimi). Zat. Tip.

Indigene : Yerli kimse. Yerli insan. Aborijin. Oralı. Asıl. Yerli. Bir yerin yerlisi olan şey veya kimse.

Soul : Ruh. Simge. Kimse. Esas. Zencilere ait. Temel direk. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Öz. Gönül.

 

Dative case : İsmin-e hali.

Russian : Rus. Rusça.

Aboriginal : Çok eski çağlarda var olan. Yerlisi olan. Aborijin. Asıl. Asıl yerli. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. İlkel. İptidai. Yerli. Çok eski çağlardan kalan.

Aborigine : Yerli halk. Bir yerin yerlisi. Yerli. Avustralya kıtası yerlileri. Yerli kimse. Asıl yerli. Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Aborijin. Avustralya yerlisi.

Mortal : İnsanlık. Aşırı. Fani. Beşer. Ölümlü. Amansız. Öldürücü. Çok büyük. Ölümcül.

Someone : Biri. Önemli kimse. Şahsiyet. Bir kimse. Kimse. Birisi.

Datives synonyms : the dative, levantine, dative, indigen, connatural, filipino, datival, seychellois, mauritian, individual, inborn, somebody, inbred.

Datives zıt anlamlı kelimeler, Datives kelime anlamı

Adopted : Benimsenen. Uygulanan. Kabul edilmiş. Tatbik edilen. Evlat edinilmiş. Evlatlık. Benimsenmiş. Kabul edilen.

Foreign : Ecnebi. Yabancı. Yurt dışı. Yurtdışı. Ülke dışı. Yabancı madde. Harici. Dıştan gelme. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde.