Davlumbaz nedir, Davlumbaz ne demek

Davlumbaz; kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.

  • Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı.
  • Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak

"Davlumbaz" ile ilgili cümle

  • "Ben bir şey söylemeden hızla uzaklaştı davlumbazdan." - Z. Selimoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Gözenek.

Kaptan köşkü, gemilerdeki idare yeri.

Tümsek, çıkıntı

Üzeri oymalı, işlemeli, birkaçgözü olan bir çeşit dolap

Aralık, antre.

Ocağın üzerinde, eşya koymaya yarayan raf.

Yüksek.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Dumanın ev içinde dağılmasını önleyen ocak külahı. Tavlumbaz da denir.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[dalımbaz] Ocaklığın üstündeki raf. (Afşar *Gelendost -Isparta) [dalımbaz] : (Tokmacık *Yalvaç -Isparta)

İngilizce'de Davlumbaz ne demek? Davlumbaz ingilizcesi nedir?:

chimney

Davlumbaz tanımı, anlamı:

Duman : Esrar. Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık.

Koku : Belirti, işaret. Güzel kokmak için sürülen esans. Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

 

Baca : Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği. Çatı penceresi. Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol.

Verme : Vermek işi.

Çıkıntı : Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Kambur. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm.

Çarklı : Çarkı olan. Her iki yanda birer çarkı bulunan vapur.

Davlumbazlanmak : Kabarmak, tümsekli, çıkıntılı olmak: Suyun üstü davlumbazlandı.

Diğer dillerde Davlumbaz anlamı nedir?

İngilizce'de Davlumbaz ne demek? : n. paddle box

Fransızca'da Davlumbaz : manteau [le]

Almanca'da Davlumbaz : der Radkasten