Shrouding türkçesi Shrouding nedir

Shrouding ingilizcede ne demek, Shrouding nerede nasıl kullanılır?

Enshrouding : Gizlemek. Kefene sarmak. Örtme. Örtmek. Gizleme. Örterek gizleme. Kefenleme.

Shroud line : Paraşüt kordonu. Paraşüt asılma ipi. Paraşüt ipi. Askı ipi.

Shroud : Örtmek. Korumaya almak. Örtü. Tabut örtüsü. Kefen. Gizlemek. Kaplamak. Kefenlemek. Kefene sarmak. Örtülmek.

Shrouded : Karartılmış. Kefenlenmiş. Kefene sarılmış. Saklanmış. Saklı. Gizli. Gömülme giysilerine sarılmış. Gizlenmiş. Üzeri örtülmüş. Örtülü.

Shrouded in mystery : Müphem. Belirsiz. Muğlak. Bilinmeyen. Muamma. Açık olmayan. Anlaşılmaz.

Enshrouds : Kefene sarmak. Örtmek. Gizlemek. Kefenlemek.

Be shrouded in thick fog : Kalın bulut tabakasıyla örtülmek. Kalın bulutla örtülü olmak.

Wrapped in shrouds : Kefene sarılmış. Cansız ceset. Kefene sarılı. Cansız beden.

Enshrouded : Kefene sarmak. Örterek gizlenmiş. Kefenlenmiş. Örtmek. Gizlenmiş. Örtülmüş. Gizlemek.

Enshroud : Kefene sarmak. Gizlemek. Kefenlemek. Örtmek.

İngilizce Shrouding Türkçe anlamı, Shrouding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shrouding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Encouragement : Cesaret verme. Cesaretlendirme. Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Özendirme. Yüreklendirme. Teşvik. Teşvik etme.

Cowl : Motor kapağı. Baca külahı. Başlıklı rahip cübbesi. Kukuleta. İtiş. Kaporta. Rahip cüppesi. Baca şapkası. Kaplama.

Yelling : Bağırma. Haykırma. Seslenme. Bağırış.

Blot out : Silmek. Ortadan kaldırmak. Yok etmek. Ortadan silmek. Bozmak. Karalamak. Kapatmak.

Bespread : Yaymak. Lekelemek. Bulaştırmak. Bulamak. Kaplamak. Saçmak.

Blanketed : Örtbas etmek. Kaplanmış. Üzeri örtülmüş. Engel olmak. Üzerine battaniye örtülmüş. Battaniye ile örtmek. Susturmak. Battaniyeye sarmak. Kapsamak.

Bosomed : Merkez. Döş. Kucak. Balkon. Saklamak. Göğüslü. Bağır. Kucaklamak. Orta.

Blanket : Örtbas etmek. Battaniye ile zıplatmak. Battaniye ile örtmek. Battaniye. Kapsamak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Engel olmak. Üretken bölge. Susturmak.

Camouflage : Alalama. Kamufle yapmak. Maskeleme. Kılıfına uydurmak. Alalamak. Kamufle etmek. Peçelemek. Kamuflaj. Maskelemek.

Vociferation : Bağırıp çağırma. Gürültü etme. Bağırma.

Shrouding synonyms : stove hood, carpet, cache, cry, bespreading, enshrouds, bosom, cached, canopies, canopy, buries, bury, bosoming, outcry, shout, belied, get under one umbrella, paddle box, enshrouding, canopying, cap, caching, belie, exhaust hood, capping, canopied, enshrouded, yell, blankets, call, bespreads, caps, caches.

Shrouding zıt anlamlı kelimeler, Shrouding kelime anlamı

Discouragement : Hevesini kırma. Hevesin kırılması. Cesaretin kırılması. Engel. Vazgeçme. Cesaretsizlik.

Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.

Shrouding ingilizce tanımı, definition of Shrouding

Shrouding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The shrouds. [Bakınız: Shroud].