Debit cards türkçesi Debit cards nedir

  • Banka kartı.
  • Bankamatik kartı.
  • Borç kartı.
  • Kart sahibinin hesabından alışveriş tutarını doğrudan düşüren kart.
  • Borçlandırma kartı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para çekme, hesap bilgilerini kontrol etme ve işlem yapma, ayrıca hesapta para olması koşuluyla satın alımlarda ödeme aracı olarak kullanılan ve bir banka, perakendeci veya diğer satıcılar tarafından çıkarılan plastik kart.
  • Debit kart.
  • Hesap kartı.

Debit cards ingilizcede ne demek, Debit cards nerede nasıl kullanılır?

Debit : Açık. Deftere kaydedilen borç. Borç kaydetmek. Verim. -in zimmetine geçirmek. Zimmet. Zimmetine geçirmek. Borçlandırmak. Akım. Birinin borcuna kaydetmek.

Cards : Kartlar. Esprili kimse. Oyun kağıdı. Tarak (dokuma). Belge. Kartvizit. İskambil kağıdı. Kart. Tebrik kartı. Program.

Debit account : Borç hesabı. Zimmet hesabı.

Debit advice : Borçlu dekontu. Borç dekontu.

Debit an account : Bir hesabı borcuna kaydetmek.

Debit and credit : Borç ve kredi. Borç ve alacak.

İngilizce Debit cards Türkçe anlamı, Debit cards eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debit cards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Bank card : Kredi kartı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Debit cards synonyms : debit card, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, ability rent, cash card, a change in demand, a shift in demand, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, a change in supply.