Deceptious türkçesi Deceptious nedir

Deceptious ingilizcede ne demek, Deceptious nerede nasıl kullanılır?

Deception : Kandırma. Kanma. Yanıltma. Hile. Ayartma. Aldanma. Aldatma. Aldatmaca. Utanç. Dalavere.

Deceptions : Düzen. Aldatmaca. Aldanma. Dalavere. Yanıltma. Kandırma. Aldatma. Ayartma. Hile. Utanç.

Electronic deception : Elektronik alalama. Elektronik şaşırtma. Elektronik aldatma.

Radar deception : Radar aldatması. Radar hilesi. Radar şaşırtması.

Self deception : Kendi kendini aldatma. Kendini kandırma.

Deceptive : Kandırıcı. Aldatan. Aldatıcı. Yanıltıcı.

Deceptiveness : Namussuzluk. Kandırıcılık. Düzenbazlık. Hainlik. Hilekarlık. Aldatıcılık.

Deceptive advertising : Tüketiciyi mal veya hizmet hakkında eksik, yanlış ya da abatartılı bilgiler vererek yanlış yönlendiren reklam. Yanıltıcı reklam. Aldatıcı reklam.

Sense deception : Duyu yanılgısı. Duyu örgenlerinin yapısı ya da uyaranların nitelik ve sunuluş biçiminden doğan algı yanılması.

Deceptive packaging : İçindeki ürünün gerçek miktarı, içeriği ya da kalitesi konusunda tüketiciyi yanıltan ambalaj. Yanıltıcı ambalaj.

İngilizce Deceptious Türkçe anlamı, Deceptious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deceptious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Faerie : Periler ile ilgili. Periler ülkesi. Peri. Masallar diyarı.

Falsity : Yanlış olma. Foya. Yalan. Yanlışlık. Hata. Sahtelik. Yalancılık.

Delusive : Yanıltıcı. Gerçek dışı. Aldatıcı.

Chimerical : Anlamsız. Gerçek olmayan. Boş. İmkansız. Saçma.

Trickery : Üçkağıt. Hile. Dalavere. Düzen. Alavere dalavere. Düzenbazlık. Dolap. Düzencilik. Dubaracılık. Üçkağıtçılık.

Pretense : Hile. Rolüne girme. Numara. Yalandan yapma. İddia. Bahane. Oyun. Yalan.

Airiest : Gevşek. Havadar. Boş. Havai. Canlı. Havalı. Neşeli. Çevik. Hafif. Kendine bir hava veren.

Airier : Havai. Neşeli. Çalım satan. Çevik. Kendine bir hava veren. Hafif. Havalı. Havadar. Gevşek.

Exaggeration : Mübalağa. Büyütme. İfrat. Abartı. Şişirme. Abartma. Aşırılık. İzam.

Deceit : Hile. Hilekarlık. Namussuzluk. Yalan. Aldatma. Yalancılık. Üçkağıt. Kazık. Düzenbazlık. Dolandırıcılık.

Deceptious synonyms : snow job, snake oil, bill of goods, self deceit, air built, magnification, hanky panky, insubstantial, dreamlike, skullduggery, airy, slickness, fraudulence, groundless, delusory, blind, dissembling, feigning, causeless, overstatement, aeriform, half truth, cardboard box, hocus pocus, chimeric, incorrect, baseless, misconception, untruth, equivocation, duplicity, skulduggery, captious.

Deceptious zıt anlamlı kelimeler, Deceptious kelime anlamı

Conception : Anlayış. Düşünce. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı. Başlangıç. Kavrama. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavram. Algılanma biçimi. Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın. Kavrayış.

 

Understatement : Tefrit. Bir şeyi olduğundan hafif gösteren ifade. Olduğundan küçük gösterme. Olduğundan az veya küçük veya önemsiz gösterme. (anlatmaya) yetersiz kalan ifade. Az gösterme. Yetersiz kalan ifade. Eksik beyan.

Truth : Sıhhat. Şeniyyet. Gerçek. Herkesin bildiği gerçek. Doğru. Temel hakikat. Gerçek durum. Temel gerçeklik. Realite.

Deceptious ingilizce tanımı, definition of Deceptious

Deceptious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Delusive. Tending deceive.