Decreer türkçesi Decreer nedir
Decreer ingilizcede ne demek, Decreer nerede nasıl kullanılır?
Decreers : Karar veren. Amir. Emir veren kimse. Buyuran. Hükümdar. Buyuran kimse. Emreden. Emreden kimse.
Decree about privileges : 30.8.1777 tarihli ve ilk yasalar yayımlanıncaya dek uygulanan bir fransız hukuk belgesi. Ayrıcalıklar hakkında kararname.
Decree absolute : Son karar. Boşanma kararı. İlahi takdir. Kesin hüküm.
Decree in the power of law : Kanun hükmünde kararname.
Decree nisi : Mahkemenin aldığı boşanma kararının belirli bir süre içinde itiraz olunarak kararın iptali için geçerli neden gösterilmediği takdirde kesinleşmesi. Muvakkat boşanma hükmü. Geçerli sebep gösterilmezse kesinleşen boşanma.
Foreclosure decree : Birinin malını ipotek ettirmesi veya para verip geri alması hakkından mahkum bırakan mahkeme kararı (genellikle ödemelerini yapamamasından). Mahkemenin aldığı icra yoluyla satış kararı. Mahkemenin verdiği icra yoluyla satış emri.
Decrees : Dini hükümler (din). Dini buyruklar.
Decreeing : Karar vermek. Karar name. İrade. Yargılamak. Karara bağlamak. Hüküm vermek. Hükme bağlamak. Buyurmak. Emretmek. Kararname.
Divorce decree : Boşanma ilanı. Boşanma kararı. Boşanma ilamı.
Decree of nullity : Butlan kararı. Boşanma kararı. Evliliğin iptali kararı. İptal kararı.
İngilizce Decreer Türkçe anlamı, Decreer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Decreer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Monarchs : Emir. Padişah. Mutlak hükümdar. Kraliyet. Tekerk. Monark kelebeği. Kral.
Order : Sınıf. Tür. Kural. Ismarlama. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Komut. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Tabaka. Türküm. Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim.
In charge : Görevde. İş başında. Nezaret altında. Sorumlu kimse. Vazifede. Başkasının sorumluluğunda. Vazifeli. İdare etmekte. Görevli.
Legal separation : Ayrı yaşama. Evli bir çiftin ayrı yaşaması. Evli bir çiftin ayrı yaşamasını hükmeden karar.
Ban : Beyanname. Banlamak. Boykot etmek. Bildiri. Afaroz etmek. Vali (macar). Afaroz. Yasaklamak. Menetmek. Yasak.
Property : İyelik. Bina, ev, toprak parçası, yer gibi taşınmaz mallar. iyelik konusuna girebilen gerçek eşya ile hakların tümü. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sahne elbiseleri. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Nitelik. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü. Aksesuar. Özellik. Bir şeyi başka şeylerden ayrımlı ya da onlara benzer kılan ve onlarla ilişkilerinde ortaya çıkan yanlarının her biri.
Depth : Derin yer. En derin nokta. Bilinçaltı. Engin. Yoğunluk. Bolluk. Derinlik. Umman. Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. Koyuluk.
High : Büyük vites. Direnmek. Uçma. Zirve. Rekor. Kabarmak. Necip. Yüksek. Yüksek basınçlı bölge.
Archon : Arhont. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı.
Edict : Buyruk. Bildiri. Emir. Ferman. İrade. Tebliğ. Hüküm.
Decreer synonyms : consent decree, spf, programma, judicial separation, papal bull, amplitude level, dynast, impeditive, sun protection factor, in command, archons, gerent, caliber, level, decreers, disponer, moderateness, magisters, grind, stay, lording, bull, business manager, act, commandant, intense, immoderateness, extreme, enjoiners, monarch, quality, enactor, intensiveness.
Decreer zıt anlamlı kelimeler, Decreer kelime anlamı
Immoderation : Aşırılık. Abartı. Ölçüsüzlük.
Moderation : Ilım. Yatıştırma. İtidal. İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Ölçülülük. Yumuşatma. Ilımlama. Yavaşlama. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. İnsaf.
High : Pikap. Direnmek. Öfkelenmek. Yüksek yer. Kabarmak. Uçma. Büyük vites. Lise. Rekor.
Decreer antonyms : mild, low, intense.
Decreer ingilizce tanımı, definition of Decreer
Decreer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who decrees.

Bu kısımda Decreer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Decreer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Decreer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Decreer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.