Deep breath türkçesi Deep breath nedir

  • Derin nefes.

Deep breath ile ilgili cümleler

English: Take a deep breath and then relax.
Turkish: Derin bir nefes al ve sonra gevşe.

English: Ali closed his eyes and took a deep breath.
Turkish: Ali gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı.

English: She took a deep breath and then started to talk about herself.
Turkish: O, derin bir nefes aldı ve sonra kendisi hakkında konuşmaya başladı.

English: Ali took a deep breath and closed his eyes.
Turkish: Ali derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.

English: Ali took a deep breath and said nothing.
Turkish: Ali derin bir nefes aldı ve bir şey söylemedi.

Deep breath ingilizcede ne demek, Deep breath nerede nasıl kullanılır?

Deep : Karmaşık. Derin. Dip. Aşırı. Ciddi. Deniz. Yoğun. Karışık. Derinlik.

Breath : Dem. Esinti. Soluk. An. Nefes. Hafif rüzgar. Fısıltı. Ağızdan çıkan buhar.

Draw a deep breath : Derince solumak. Havayı derince içine çekmek. Derin bir nefes almak.

Take a deep breath : Derin bir nefes almak. Derin bir nefes al. Derin bir soluk almak.

Deep acid etching : Asitli derin dağlama.

Deep blue : Koyu mavi. Masmavi.